Değerli Ziyaretçimiz ! Tüm Derslerle İlgili Konu Anlatımlarını, Ders Notlarını, Yazılıları, Testleri, Slaytları, Sunumları, Videoları ve Her Türdeki Dökümanı Sizlere Ücretsiz Olarak Sunmaktayız.Bu Kaynaklardan Sorunsuzca,Özgürce Yararlanabilmek İçin {BURAYA TIKLAYARAK ÜYE} Olmanız Gerekmektedir! Üye Olmadan da Bize Kolayca Ulaşıp Mesaj Yollayabilirsiniz {TIKLAYINIZ}    
DersKaynak.Com / Tüm Derslerde Tam Destek !  

Anasayfa Kimler Online Yeni Mesajlar Konularım Bugünkü Mesajlar Site Map
Geri git   DersKaynak.Com / Tüm Derslerde Tam Destek ! > Eğitime Destek > Sınavlara Hazırlık
Facebook Facebook

Yeni Konu aç  Cevapla
Seçenekler Stil
Okunmamış 25.01.12, 20:07 #1 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart YGS türkçe ders notları YGS türkçe ders notları

Sözcük ( Kelime ) Bilgisi
Sözcüklerde Anlam
· Gerçek Anlam
· Mecaz Anlam
· Deyimsel Anlam
· Terimsel Anlam
Sözcüklerde Alam Olayları
· Ad Aktarması ( Mecaz- ı Mürsel )
· Deyim Aktarması
· Dolaylama
Sözcüklerde Anlam İlişkileri
·Eş anlamlı ( Anlamdaş ) sözcükler
·Zıt ( Karşıt anlamlı ) sözcükler
·Sesteş ( Eş sesli ) sözcükler
·Yansıma sözcükler
·İkilemeler
·Nitel ve nicel anlamlı sözcükler
·Genel ve özel anlamlı sözcükler
·Soyut ve somut anlamlı sözcükler
Söz Öbekleri
Sözcük Düzeyinde Anlatım Bozukluğu
SÖZCÜKTE ANLAM


Dilbilgisi: Dile özgü bilgiler
Dilbilim: Bütün dilleri kapsayan bilim dalıdır.
Dilbilime göre bir dilin üç temel öğesi vardır
·sözcük
·cümle ( tümce )
·paragraf ( metin bilim )

SÖZCÜK ( KELİME ):

Sözcük: Tek başlarına anlamları olan veya cümlenin kuruluşunda görev yapan anlatım aracıdır.
Asıl sözcükler; ot, su, bulut, kalem, koşmak...vb.
Yardımcı sözlükler; de,ki, ise, ile, ve, ha, ah...vb.
Dilbilim sözcücüğe nasıl bakar?
Dilbilim sözcüğe üç yönden inceler:
a)- Sözcüğün anlamı
b)- Sözcüğün görevi
c)- Sözcüğün yapısı

Kavram; bir sözcüğün o dili konuşanların zihinlerinde oluşturduğu tasarım ve çağrışım’lardır

Tasarım; Beş duyudan biriyle algılanabilme ( tatmak, görmek, duymak, dokunmak, iştmek )
Çağrışım; Anımsatma

Taş mutluluk
tasarım çağrışım ? sevinç
sert, cisim somut doyum, istem soyut
..................................... ..............
kavram kavram
·Somut sözcükler insan zihninde hem tasarım hem çağrışım uyandıran sözcüklerdir. Soyut sözcükler yalnızca çağrışım uyandırır.
·Dilbilim ortak tasarım ve çağrışımlarla ilgilenir.

Anlam; kavramın söze dönüştürülmesidir. ( kavram beyinde söze dönüşür )
Kalem: Ucu sivri yazı aracı
Limon: Yumurta biçiminde ekşi, sulu meyve
Mutluluk: Bir istemin doyurulmasıyla ortaya çıkan sevinç
Sevgi: Bir şeye duyulan bağlılık
·Somut sözcüklerin anlamlarını bulmak kolay, soyut sözcüklerin anlamlarını bulmak zordur.
·Soyut sözcükleri beyin kendisi üretir.

SÖZCÜKLERDE ANLAM:

A )- GERÇEK ANLAMI:
Sözcüğün herkesçe bilinen ilk ve öz anlamıdır. Bir sözcük birden çok gerçek anlam yansıtabilir. Sözcüğün temel anlamı ve yan anlamı o sözcüğün gerçek anlamını oluşturur.

Temel anlam: Sözcüğün akla gelen ilk anlamıdır. Buna konuluş anlamı da denir.
Yan anlam: Sözcüğün benzerlik ilişkisine dayanarak sonradan kazandığı yeni anlamıdır. Buna kullanılış anlamı da denir.
Örnekler:
Adamın başı kanlar içindeydi.
TA
Dağın başında ne işin var.
YA
Kadıncağızın gözünden bir damla yaş geldi.
TA
Dosyayı dolabın alt gözüne koymuştu.
YA
Not: Temel anlam + Yan anlam: Gerçek anlam

Uyarı: Bir sözcüğün cümlede temel veya yan anlamda kullanıldığını tespit etmek için o sözcüğün tek başına taşıdığı anlama bakarız; cümledekiyle aynıysa temel anlamdadır, benzerlik ilişkisiyle sonradan kazanılmış yeni anlam ise yan anlamdadır.
Sözcük tamamıyla gerçek anlamı dışında kullanılmışsa mecaz anlamlıdır.

B ) – MECAZ ANLAM ( DEĞİŞMECE ANLAM ) :
Bir sözcüğün ilgi ya da benzetme yardımıyla gerçek anlamının dışında kazandığı anlamdır. Yani gerçek anlamdan uzak olan anlamdır.
Örnekler:
Gençler bu şarkıyı çok tuttu. ( beğenmek )
MA
Adam ileri geri konuşunca Mehmet Ağa patladı. ( öfkelenmek )
MA
Sende hiç kalp yok mu? ( merhamet )
Bakanın konuşmasındaki taş bize de geldi. ( söz )
MA
O kafasızla neden tartışıyorsun. ( düşüncesiz )

C ) – DEYİMSEL ANLAM:
En az iki sözcüğün kalıplaşmasıyla oluşan ve gerçek anlamın dışında kullanılan söz öbekleridir.
Ad + eylem = değişik anlam = deyim
Örnek: para çıktığını görünce ağzı kulaklarına vardı
Deyimsel anlam
Adam yine küplere bindi
DA
Katil, komiseri görünce etekleri tutuştu
DA
Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim açıklayıcısıyla birlikte kullanılmıştır.
a ) – Uzun süre yağmur altında kaldığı için su itine döndü
b ) – Bu cevabı alınca dut yemiş bülbüle döndü
c ) – Adam bütün rakiplerine cesurca meydan okudu
d ) – Adam maaşını denkleştiremeyince, ölçüyü kaçırdı
d ) – Sen bunları benim külahıma anlat
Cevap: D

D ) TERİMSEL ANLAM
Bir bilim, sanat, meslek grubu veya spor dalı ile ilgili özel anlamlar yüklenmiş sözcüklere terim denir. Bir sözcüğün terim olabilmesi için kendi anlamıyla ilgili bir cümlede kullanılması gerekir.

Dilbilgisi; özne, ses, yüklem, sıfat, zamir
Spor; gol, vole, künde, nakavt
Geometri; açı, üçgen, düzlem, dikdörtgen

Uyarı: Terimler kullanıldıkları anlamın dışına çıktıklarında terim özelliğini kaybederler.
Örnek: Sanat dünyasının parlayan güneşiydi.

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük terim anlamıyla kullanılmıştır.
A ) – Ben bu olaya kökünden karşı olduğumu söylemiştim.
B ) – Benim açımdan kararın alınması hiç önemli değil.
C ) – Pencereyi köşeleri dumandan sararmış bir perde örtüyordu.
D ) – Baskılara dayanamayıp sonunda istifa etti.
E ) – Yükseklere çıkınca hava basıncı azalır.
Cevap: E
SÖZCÜKLERDE ANLAM OLAYLARI


A ) AD AKTARMASI ( MECAZ – I MÜRSEL ):
Benzetme amacı güdülmeden bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasına ad aktarması denir. Birbirinin yerine kullanılan bu iki sözcük arasında anlamca bir ilgi mutlaka bulunur.
Not: Mecaz-ı mürsel’de benzetme yoktur.

Örnekler:
Adam bu villayı beş milyona aldı.
Yine Nurullah Ataç’ı okuyordu çocuk.
Gol atınca stat ayağa kalktı.
Kramponlarımız Avrupa’yı dize getirecek.
Erzincan deprem gecesi uyumamıştır.
Ahmet Ağayı şu markete sorabilirsin.
Kıyıya küçük bir motor yanaştı.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal.
Adam silahı beynine dayadı.

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması yoktur
A) – Ben bir göze vuruldum.
B) – Ustam yaylısına binip uzaklaştı.
C ) – Gece yarısı sadece iki pencere yanıyordu bu sokakta.
D ) – Yine galip gelecek aslanlarımız.
E ) – Mustafa sobayı yaktı.
Cevap: D

B ) – DEYİM AKTARMASI
İki varlık arasındaki benzerlik ilişkisine dayanarak birinin adını veya niteliğini öteki için kullanmadır.

Not: Deyim aktarmasında benzetme vardır.
1 – İnsandan Doğaya Aktarma: İnsana ait özelliklerin doğadaki varlıklar için kullanılmasıdır.
Örnek: Dağın başında bir duman tüter yüreğinden.
Yorgun akşamlarda seni aradım hep
Sen kahpe felegin çarkına düşmüşsün
Bülbül yari için figan eder bağlarda.

2 – Doğadan insana aktarma: Doğadaki varlıkların özelliklerini insan için kullanmasıdır.
Örnek: Sıcak tavırları çok hoşumuza gitti.
Taş kalbin ne zaman acır şu garibe.
Zavallı kızı bir oduna verdiler.

3 – Duyular arası aktarma: Herhangi bir duyu ile ilgili niteliğin başka bir duyu ile ilgili olarak kullanılmasıdır.
Örnek: Bu acı sözler beni kahretti.
Yumuşak bakışlardan iyi biri olduğu anlaşılıyordu.

4 – Somutlaştırma: Soyut bir kavramın somut sözcüklerle karşılanmasıdır.
Örnek: Bu kalın kafalı adamı nereden buldunuz ( akılsız ).
Müzik kulaklarımı okşuyordu ( hoşa gitmek )
Sen lotodan altı tutturmuşsun ( tesadüf ettirmek )
Bu olay katili bulmamız için bir ışık olacak ( ümit )
Sen beni çok kırdın ( üzmek )

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisi ötekilerden farklı bir anlam olayı vardır.
A – Yalvaran gözlerle baktı kuzu kurda.
B – Kör kuyulara attılar Yusuf’u.
C– Bir an annemin gözlerinin nemlendiğini fark ettim.
D – Sen hırçın rüzgarların oğlusun ey oğul.
E – Bir suskun yaz akşamında elveda dedi.
Cevap: C
C ) – DOLAYLAMA
Tek sözcükle anlatılabilecek bir varlığı veya durumu birden çok sözcükle kalıplaşmış olarak ifade etmektir. Bunda amaç söze güzellik, canlılık katmaktır..
Derya kuzusu – Balık
Ormanlar kralı – Aslan
Piramitler ülkesi – Mısır
Hasret kavuşturan – Tren
Meşin yuvarlak – Top
File bekçisi – Kaleci
Rahmetli olmak – Ölmek
Evi tutmak – Kiralamak
Deniz tutar – Hastalanmak


SÖZCÜKLERDE ANLAM İLİŞKİSİ:


A)Eşanlamlı ( Anlamdaş ) sözcükler:
Sözcüğün cümlede karşıladığı anlamı bir başka sözcük aynen karşılıyorsa bu iki sözcük eşanlamlıdır.
Örneğin;
Eser – Yapıt
Sene – Yıl
Cevap – Yanıt
Siyah - Kara
Bu adam çok boş konuşuyor ( gereksiz, lüzumsuz, yersiz ).
Beni henüz tanıyamadınız ( daha ).
Henüz konuyu anlatmamıştım ki bir soru soruldu. ( yeni )
Çocuğun başında bir şapka vardı ( kafasında )
Uyarı: Sözcüklerin eş anlamları kullanıldıkları cümledeki anlamlarına göre değişebilir.

B – Zıt ( Karşıt ) Anlamlı Sözcükler:
Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir.
Örneğin;
İyi –Kötü
Genç – Yaşlı
Aşağı – Yukarı
Küçük - Büyük
Örnek: Her şey yok iken o var idi.
Ağlarız hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
Uzun ince bir yoldayım gidiyorum gündüz gece.

Uyarı: Sözcüklerin karşıtları kullanıldıkları cümleye göre değişebilir.

Bu kompartıman şu an boş ( dolu ).
Boş sözlerle zaman öldürmeyin ( gerekli )
Bu adama hafif bir çanta verin ( ağır )
Ağır sözler işittik bu yüzden ( kötü )

Uyarı: Karşıtlık daha çok sıfatlarda, zarflarda ve eylemlerde görülür. Olumsuzluk karşıtlık değildir.
akıllı – akılsız deli
olumsuz karşıt
gülmek – gülmemekağlamak
olumsuz karşıt

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük karşıtını düşündürecek biçimde kullanılmıştır.
A – Ben sıkı bir pazarlıktan sonra bu işi bırakmaz diyorum.
B – Her gün aynı sorumlulukla karşılaşıyoruz.
B – Tembellik seni ömrün boyumca yoksulluk içinde bırakacaktır.
C – O kadar iyi çalıştı ki bütün derslerden zayıf aldı. ( kötü )
Cevap: D
B)– Sesteş ( Eşsesli ) Sözcükler:
Aynı seslerden oluşmasına rağmen tamamıyla farklı anlamları karşılayan sözcüklerdir.

Örnek: Kır gönlünün zincirini ey sevgili ( fiil ).
Kır saçlı adam bir kır atla gelmişti ( beyaz – isim ).

Bu yaz bana da mektup yaz .
mevsim fiil
Yüzündeki ben ne kadar yakışmış.
leke

Uyarı: Sözcüğün sesteşlik özelliği ile çok anlamlılık özelliğini karıştırmamalıyız. Çok anlamlılıkta sözcüğün temel, yan ve mecazi anlamla kullanılması söz konusudur.

Suyun yüzü yosun bağlamış ( yan anlam )
Adamın yüzü kan içindeydi ( temel anlam ) sözcüğün
Odanın yüzü kağıt parçalarıyla doluydu ( yan anlam ) çoğalan
Kitabın yüzü hayli eskimiş ( yan anlam ) anlamı

Sen bu havuzda yüz ( fiil )
Yüz defa yalvardım o zalime ( sayı ) sesteş
Koyunun derisini bu bıçakla yüz ( fiil )

Uyarı: Ünlüsü düzeltme işareti almış sözcüklerle düzeltme işareti bulunmadığı halde benzeşen sözcükler vardır. Bunlar sesteş değildir.
Aşık - âşık
hala – hâlâ
adet – âdet
kar – kâr

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sesteşi bulunan sözcük kullanılmamıştır.
a)– Bir kaz gördüm rüyamda ölmüştü.
b)– Bu tavuklara bit düşmüş.
c)Yağ üstüne ey mübarek.
d)– Seni herkes sever şu garipten başka.
e)– Bir ime baktım bir yüzüne , utandım.
Cevap: d

C)– Yansıma Sözcükler:
Tabiattaki olayların veya varlıkların seslerini taklit yoluyla oluşturan sözcüklerdir.
Me – lemek ( fiil )
Şır – ıltı ( isim )
Tık – ırtı
Fıs – ıltı
Hor – ultu
Gür – ültü

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansımadan türemiş sözcük yüklem göreviyle kullanılmıştır.
a)– Harıl harıl çalışan işçiler dikkatimi çekti.
b)– Fışkırır ruhu mücerret gibi yerden naşım.
c)– Sular şırıl şırıl akıyordu şelaleden.
d)– Rüzgarın uğultusu sabaha kadar dinmedi.
Cevap: b

D)– İkilemeler:
İki sözcüğün kalıplaşmasıyla oluşan ve pekiştirme amacıyla daha çok kullanılan söz öbekleridir.

İkilemeler oluşum bakımından farklı özellikler taşıyabilir:
1 – Aynı sözcüğün tekrarlanmasıyla:
Hızlı hızlı, yavaş yavaş, tıkır tıkır

2 – Karşıt sözcüklerin tekrarlanmasıyla:
Aşağı yukarı, ileri geri, az çok

3 – Eş veya yakın anlamlı sözcüklerin kullanılmasıyla:
Eş dost, hısım akraba, yalan yanlış

4 – Geniş zaman olumlu ve olumsuz çekimlerinin kullanılmasıyla:
Gelir gelmez, görür görmez

5 – Durum eki almış sözcüklerle
Art arda, göz göze, baş başa

6 – M ünsüzünün ikinci sözcüğün başına gelmesiyle:
Soru moru ( belgisiz zamir ), kalem malem

7 – Yansıma sözcüklerin bir araya gelmesiyle:
Şırıl şırıl, gürül gürül

8 – Anlamsız sözcüklerin bir araya gelmesiyle:
Abur cubur, mırın kırın

9 – Anlamca ilgili sözcüklerin bir araya gelmesiyle:
toz toprak

10 – Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerin bir araya gelmesiyle:
Tek tük, ufak tefek

E – Nitel ve Nicel Anlamlı Sözcükler:
Ölçü, miktar, sayı bildiren sözcükler nicel anlamlıdır. Özellik bildiren sözcükler ise nitel anlamlı sözcüklerdir.
Ağır bir çuvalı sırtına alıp çıktı. ( nicel )
Geçenlerde uzun bir kavağı kesmişler. ( nicel )
Soğuk bir günde yola çıktılar. ( nitel )
Herkes son derece güzel giyinmişti. ( nitel )
Ağır davranışlarıyla taktir topladı. ( nitel )

E)– Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler:
Türünün tamamını karşılayabilen sözcükler genel anlamlıdır. Tek varlığı karşılayan sözcükler özel anlamlıdır. Ancak sözcüğün karşılaştırma sonunda özel ve genel anlam niteliği değişebilir.
Ahmet – erkek – insan – canlı – varlık
en özel en genel
Ağaç, oksijenin temininde en önemlidir.
genel
Ağaç, bir testereyle kesildi.
Özel

F)– Somut ve Soyut Anlamlı Sözcükler:
Duyu organlarıyla algılanabilen varlıkları karşılayan sözcükler somut anlamlıdır. Akıl veya duyu yoluyla varlığı kabul edilen kavramları karşılayan sözcükler soyut anlamlıdır.

Rüzgar içime bir korku salmıştı.
somut soyut
Binalar insanın mutluluğunu elinden aldılar.
Somut somut soyut

G – Altı çizili sözcüğün anlamı:
Sözcük anlamıyla ilgili sorular, son zamanlarda daha çok altı çizili sözlerden gelmektedir. Sorularda bir sözün altı çizilmekte, sonrasında ya bu sözcüğün cümleye kattığı anlam ya da bu sözle anlatılmak istenen sorulmaktadır.

“Benim şiirlerim, insanların beynine değil, yüreğine seslenmeli.”
( “yüreğine seslenmek” sözüyle “duygulara yönelmek, duygusal konuları anlatmak” istenmiştir.)
“o, zamana direnen önemli sanatçılarımızdandır.”
( geleceğe kalmış, kalıcılığı yakalamış. )




SÖZ ÖBEKLERİ

Birden fazla sözcüğün belli bir anlamı karşılamak amacıyla bir araya gelerek oluşturduğu guruptur.

Yan sınıf beni ikide bir rahatsız ediyor.( sürekli )
Ünlü yazarın romanı yok sattı ( kapışıldı )
Bu resmi benim diyen ressam yapamaz.

1) – Zarf Öbeği: birden çok sözcükle oluşturulmuş zarf görevli söz guruplarıdır.
Bu kıyafet üzerinde çok güzel duruyor.
Zarf öbeği

2) – Ulaç Öbeği: Zarf fiilin başka sözcüklerle oluşturduğu öbektir.
Gök yüzüne bakınca gözlerin gelir aklıma
Ulaç öbeği ( zarf fiil )

3) – Edat Öbeği: Edatların farklı türdeki sözcüklerle oluşturduğu öbeklerdir. Edatın bulunduğu her yerde edat öbeği vardır.
Seninle arkadaş gibi çalışabiliriz.
Ed. Öb. Ed. Öb.
4) – Sıfat öbeği: Sıfat görevindeki ifadenin birden çok sözcükle oluşmasıdır.
Bol kazançlı günler dilerim size.
Sıfat öb.
Gayretli ve başarılı elemanlarla işimiz daha kolay olacak.

5) – Ad öbeği: Sıfat tamlamaları ad tamlamaları birer ad öbeğidir.
Mavi yolculukta kalbimin yolunu buldum.
Ad öb. Ad öb.

6) – Ortaç ( sıfat fiil ) öbeği: Sıfat fiillerle ona bağlı olan diğer sözcüklerin oluşturduğu söz öbekleridir.
Beni böyle bırakanlar utansın.
Ortaç öbeği

7) – Mastar ( isim fiil ) öbeği: İsim fiille yan cümle içinde yer alan sözcüklerin oluşturduğu öbektir.
Seni sevmek bin defa ölmektir.
Mastar öb. Ms. Öb.

8) – Bağlaç öbeği: Bağlaçların birbirine bağladığı söz gurupları ile oluşur.
Benim de bir çift sözüm var.
Bağlaç öb.

Uyarı: İkilemeler farklı görevlerle farklı türde söz öbekleri oluşturabilirler.

Not: Bir belgisiz sıfatıyla oluşan sıfatlar sıfat öbeği oluşturmazlar.

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 20:10 #2 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

Cümle ( Tümce ) Bilgisi

·Cümle Anlamı




Yapısına göre cümleler

Yüklemine göre cümleler
Öğelerin dizilişine göre cümleler
Anlamına göre cümleler
CÜMLE ( TÜMCE )


Cümle; sözcüklerin, sözcük gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan düşünceyi, duyguyu belli kurallar çerçevesinde aktaran dil birliğine denir.
Cümle birden çok sözcükle oluşabileceği gibi tek sözcükle de oluşabilir.
Örnek:
Her gün bu loş ışıklar altında dünyanın hızlı hızlı dönüşüne akıl erdirmeye çalışıyor masum beyinler.
Düşünüyorum.

CÜMLE ANLAMI:
A – Cümle anlamı ile ilgili kavramlar
B – Cümlelerde anlatım
C – Cümlelerde anlam ilişkileri

A – CÜMLE ANLAMIYLA İLGİLİ KAVRAMLAR :

Nesnellik:
Kişiden kişiye değişmeyen yargıya nesnel yargı denir. Nesnel bir yargının doğru ya da yanlış olduğu kolayca kanıtlanabilir. Nesnel yargılar içeren cümlelerde söyleyenin duygusu, kişisel görüşü, yorumu yer almaz.
“Merdiven, Ahmet Haşim’in yazdığı bir şiirdir.”
Karadeniz en çok yağış alan bölgemizdir.
Bu tiyatro eseri yedi bölümden oluşur.

Öznellik:
Kişiden kişiye değişen yargılara öznel yargı denir. Kişiden kişiye değiştiği için, bu yargıların kanıtlanması çok zordur. Öznel yargılarda söyleyenin kişisel görüşü, duygusu, yorumu vardır.
Türkiye’nin en güzel şehri İstanbul’dur.
En çok macera filmleri beğenilir.
Bu tepeden denizi seyretmeye doyum olmaz.

Üslup:
Sanatçının, konuyu anlatış, işleyiş tarzıdır üslup. Bir sanatçının, dili kullanışı, sözcük seçimi, cümlelerin uzunluğu kısalığı, anlatımdaki kuruluk, şiirsellik, yalınlık üslupla ilgilidir. Bir cümlede sanatçının eserini nasıl oluşturduğuyla ilgili ipuçları varsa o cümle üslupla, yani anlatımla ilgilidir. “Sanatçı eserini nasıl yazmış?” sorusuna cevap veren cümleler üslup cümlesidir.
Yazar, tüm eserlerinde yalın ve pürüzsüz bir dil kullanmış.
Yahya Kemal, şiirlerine, özenle seçtiği kelimeleri, titizce yerleştirir.
Öykülerinde tarihi olayları masalsı bir şekilde işler.
Ahmet Hamdi, makalelerinde uzun cümleler kullanmış.
Bu romanda ayrıntılı bir anlatış tarzı yeğlenmiştir.
Onun düz yazılarında şiirsel bir hava göze çarpar.

İçerik:
Bir eserde ele alınan, anlatılan konudur. Bir düşünce, duygu, kavram, varlık ya da olay olay eserin içeriği olabilir. “Eserde ne anlatılıyor?” sorusuna cevap veren cümleler içerikle ilgilidir.
Dokuzuncu Hariciye Koğuş’unda hasta bir gencin yaşadıkları dile getiriliyor.
Son yapıtında çocukları ve onların hayal dünyasını işler.
Yaban’da aydın – halk çatışmasına değinilmiştir.

Tanımlama:
Bir kavramın ya da varlığın özelliklerini belirten, ne olduğunu anlatan cümlelere tanım cümlesi denir. Ancak cümlede bir kavramın özelliklerinini belirtmesi o cümlenin tanım cümlesi olması için yeterli değildir. Bu türden cümlelerin “Bu nedir?” sorusuna da cevap vermesi gerekir.
Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir araçtır.
Betimleme, sözcüklerle resim yapma sanatıdır.
Dizelerin sonundaki ses uyumudur kafiye.


Karşılaştırma:
Aralarında ilgi bulunan en az iki kavram, düşünce veya varlığı çeşitli yönlerden ele almaktır. Bunlar benzer ya da farklı yönlerden karşılaştırılabilir. Karşılaştırma cümlelerinde karşılaştırmanın hangi yönden yapıldığı belirtilir. Ayrıca “daha, göre, en, çok, ise, oysaki” gibi sözcüklerin bulunduğu cümlelerde çoğu zaman karşılaştırma vardır.
Yazarın öykülerindeki anlatım en az romanlarındaki kadar etkileyici.
Yazar eserine düşüncelerini, şairse duygularını aktarır.
Kuzey kutbu, Güney kutbuna göre daha soğuk.
O, yaşça bizim ailenin en büyüğüydü.

Eleştiri:
Bir eser, sanatçı veya durumla ilgili belirtilen olumlu ya da olumsuz düşüncelere eleştiri denir. Eleştiride çoğunlukla olumsuz, yani eksik, kusurlu, yanlış yönler aktarılır.
Okuduğum bu öyküde sıradan bir anlatım kullanılmış.
Usta ressamın son tablolarında hiçbir yenilik yoktu.
Serveti Fünuncular halktan kopuk, anlaşılmaz bir dil kullandılar.
İnsanların sorunlarını eserine başarıyla aktarmıştır.

Özeleştiri:
Kişinin kendisi veya kendisiyle ilgili konuları eleştirmesine özeleştiri denir.
Gençlik yıllarımda yazdığım ve güzel bulduğum şiirlerin bir sanat değeri taşımadığını şimdi anlıyorum.
Son romanımın sıkıcı bir söyleşi olduğunu söyleyebilirim.

Değerlendirme:
Bir sanatçı, eser veya durum incelendikten sonra bunlarla ilgili ortaya konan düşüncelere değerlendirme denir. Değerlendirmede somut bir şeyin ( sanatçı, eser… ) değerlendiriliyor olması gerekir.
Bu yapıtında söz sanatlarına sıkça başvurması anlatımın akıcılığına gölge düşürüyor.
Yazar, son yapıtında sokak çocuklarının dramını başarılı gözlemlerle anlatıyor.
Not: Değerlendirmeler öznel ya da nesnel olabilir.
Sanatçı, bu öyküsünde köy insanının yaşamını çok güzel bir şekilde aktarmış.
Roman, Osmanlı’nın çöküş dönemini anlatıyor.

Not: Öznel değerlendirmelerde yorum söz konusudur. Çünkü öznel değerlendirmeler, değerlendirmeyi yapan kişinin kişisel görüşlerini içerir.
Filmdeki oyuncuların hepsi, rollerini en iyi şekilde oynadı.

Not: Genel anlamlar taşıyan cümleler değerlendirme cümlesi değildir.
“Türk Edebiyatında ölüm konusunda yazılmış birçok şiir vardır.”

Not: Bir eser ya da sanatçının olumsuz yönlerinin belirtildiği değerlendirmelerde aynı zamanda eleştiri de bulunur.
“Makalesini sıradan bir konu hakkında yazması okuru sıkıyor.”

Önyargı:
Bir olay ya da konu hakkında, onların gelecekteki durumu bilmeden, önceden benimsenmiş olumsuz düşüncelerdir. Önyargı cümlelerinde bir şartlanmışlık vardır.
“Ressamın bu tablolarını kesinlikle kimse beğenmeyecek.”
“Bu filmin ödül alması imkansız.”

Varsayım:
Gerçekleşmemiş bir olayın,durumun veya eylemin, bir an gerçekleştiğini kabul etmektir. Kısacası olmayan bir şeyi varmış gibi kabul etmektir. Bunun tam teside olabilir.
“Farz et ki sen şimdi şöminenin karşısında çayını yudumluyorsun.”
“Tut ki sen bu şehre hiç gelmedin.”

Not: “Tut ki, farz edelim, diyelim ki, varsayalım” gibi sözcüklerin bulunduğu cümlelerde çoğunlukla varsayım söz konusudur.

Tahmin:
Bir olayın, durumun veya eylemin nasıl gerçekleşeceği hakkında fikir yürütmek, sezgide bulunmaktır. Bir olayla ilgili tahminde bulunan kişi, o olayın nasıl gerçekleşeceğini bilmez. O olayın ileride nasıl gerçekleşeceğiyle ilgili sezgisini belirtir. Bu yüzden tahmin cümlelerinde kesinlik anlamı yoktur.
“Yarın yağmur yağabilir.”
“Sanırım bu şarkıyı herke ilgiyle dinleyecek.”
İhtimal ( Olasılık ):
Bir eylemin, durumun veya olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin tam belli olmamasıdır. İhtimal cümleleri kesinlik bildirmez.
“bu akşam seninle belki sinemaya gidebiliriz.”
“Herhalde odasında müzik dinliyor.”
“Masanın üzerindeki bardaklar kırılabilir.”

Not: “Belki, herhalde, sanırım, -ebilmek” gibi sözcüklerin bulunduğu cümlelerde genellikle ihtimal anlamı vardır.

Öneri:
Bir sorunu çözmek, bir eksikliği gidermek için öne sürülen görüşe. Teklife öneri denir.
“Kitaptaki ayrıntılı bölümleri çıkarırsanız, daha iyi olur.”
“Televizyoncuların, çocuklara yönelik güzel programlar yapması gerekiyor.”

Tasarı:
Yapılması düşünülen şeylere, geleceğe yönelik planlaratasarı denir. Bir kişi gelecekte yapacağı işleri öncelikle zihninde canlandırır, onun hayalini kurar. İşte tasarı, kişinin o işleri nasıl yapacağıyla ilgili zihninde canlandırdığı şeylerdir.
“Önümüzdeki yıl tatilimi Karadeniz’de geçireceğim.”
“İkinci baskıda kitabıma bazı bölümler ekleyeceğim.”

Uyarı: Öneri ile tasarı karıştırılmamalıdır. Öneri, kişinin kendisiyle ilgili olmayan bir eksikliğin, yanlışlığın düzeltilmesi noktasında yaptığı tekliftir. Tasarı ise kişinin kendisiyle ilgili gelecekte yapmayı planladığı şeylerdir.
“Şiir okurken duraklara dikkat etmelisin.” ( öneri cümlesi )
“Şiir okurken bundan sonra duraklara dikkat edeceğim.” ( tasarı cümlesi )

Amaç: Ulaşılmak istenen sonuç, bir işin yapılış gayesidir. Bir iş hangi düşünceyle yapılıyorsa, işte o düşünce amaçtır.
“Bu konuda yazılmış tüm kitapları okumak istiyorum.”
“Bu sınava uzman doktor olmak için hazırlanıyorum.”
“Yaşadıklarımı bir romana dönüştürmek istiyorum.”
Uyarı: Uyarı ile öneri kavramları karıştırılmamalıdır. Uyarı olumsuz durumlarda, öneri ise bir işin daha iyi yapılması gibi olumlu durumlarla ilgilidir.
“Hayal dünyanızın gelişmesi için çok kitap okuyun.” ( bir öneri söz konusudur. )

Yakınma: Kişinin yaşam koşullarından, ortamdan, olaydan ya da bir durumdan şikayet etmesidir.
“Günümüzde ne yazık ki gerçek sanatçıya değer verilmiyor.”
“Onun doğru düzgün ders çalıştığını hiç görmedim ki…”
“Günlerdir kapımı kimse çalmıyor.”

Kaygı: Bir olayın, yapılacak olan bir işin olumsuz sonuçlanacağı yönünde duyulan endişe, tasadır. Kişinin bir işi yaparken içinde taşıdığı “Acaba başarısız olur muyum?” düşüncesindedir kaygı.
“Çeviri eserleri, dilimizi ya anlaşılmaz bir hale getirirse…”
“Bu çok değerli eşyalar bir gün kaybolacak diye çok korkuyorum.”

Özlem: Bir kimseyi, bir yeri yeniden görme, geçmişte yaşanan olayları yeniden yaşama isteğidir. Geçmişteki güzelliklere duyulan hasrettir.
“Nerede o günler, o şevk, o heyecan.”
“Ne eski bayramlar ne elini öpeceğim büyüklerim var artık.”

Uyarı: Olumsuz bir durum, kötüye gidiş ya da sorunla ilgili yapılan ikazlara, hatırlatmalara uyarı denir.
“Böyle davranırsan, arkadaşlarının kalbini kırarsın.1”
“Sakın gürültü yapmayın.”

Beğenme: Bir kişiyi, olayı, varlığı ya da durumu güzel bulma, taktir etmedir. Beğenme anlamının olduğu cümlelerde beğeniyi gösteren öznel ifadeler bulunur.
“Şehrin dışında çok güzel bir evde oturuyorlar.”
“yaptığı yağlı boya tablolar sanki bir sanat harikasıydı.”
“Sıra dışı şiirler yazıyor bu şair.”


B – CÜMLELERDE ANLATIM:
Doğrudan anlatım:
Bir kişinin sözünü, herhangi bir değişiklik yapmadan aktarmaya doğrudan anlatım denir. Söz, doğrudan anlatımda söyleyen kişinin ağzından çıktığı gibi aktarılır. Ayrıca aktarılan söz genellikle tırnak işareti ( “…” ) içinde gösterilir.
Öğretmen: “Her şey çok güzel olacak.” Dedi.
Konuşmacı: “Günümüzde insanlar çok az kitap okuyor.” diyerek sözünü tamamladı.
Sporcu: “Başarılarım bundan sonra da devam edecek.” diyordu.
“Sunucu: “Yarın yağmur yağacak.” dedi.

Dolaylı anlatım:
Bir kinin sözünü, değişiklikler yaparak aktarmaktır. Aktarıcı kişi, aktaracağı sözde kendine göre bir takım söyleyiş değişiklikleri yapar.
“Sunucu yarın yağmur yağacağını söyledi.”
“Öğretmen, Faruk Nafiz’in şiirlerinin çok etkileyici olduğunu belirtti.”
“Arkadaşım, dedesinin çok güzel masallar anlattığını söyledi.”

Not: Rivayet anlamı taşıyan cümlelerle doğrudan anlatımlı cümleler karıştırılmamalıdır.
“Sınav bir ay sonra yapılacakmış.”
“Babam bizi tiyatroya götürecekmiş.

Uyarı: Doğrudan ya da dolaylı anlatımda aktarılan cümlenin anlamında herhangi bir değişiklik olmaz.

Kinayeli söyleyiş:
Bir sözle anlatılmak istenenin , tam tersini kastetmektir. Kinayeli söyleyişte iğneleyici alaycı bir tutum vardır.
“O kadar zeki ki, beyninden zeka fışkırıyor.” ( kafası çalışmayan biri için )
“ Çok az yer iki dakikada beş ekmek bitirir.”




C – CÜMLELERDE ANLAM İLİŞKİLERİ:

Neden – Sonuç ilgisi:
Bir eylemi ya da yargıyı gerçekleştirmenin sebebinin, gerekçesinin verildiği cümlelerde neden – sonuç ilgisi vardır. Yükleme sorulan “Niçin?” sorusu bize eylemin ya da yargının nedenini verir. O halde bu soruya cevap veren cümlelerde neden - sonuç ilgisi vardır.
“Çocuklar yorgun oldukları için hemen uymuş.”
“Film seyretmeyi çok sevdiğimden sık sık sinemaya giderim.”
“Bunları unutmayayım diye defterime not ediyorum.”

“Halka değer verdiği için bu kadar çok seviliyor.”
“Susuzluktan dudakları çatlamış.”

Koşula Bağlılık:
Bir eylemin gerçekleşmesinin, öncelikle başka bir eylemin gerçekleşmesine bağlı olduğu cümlelerde koşula bağlılık veya şart anlamı vardır.
“Yağmur yağarsa ekinler çabuk büyür.”
“Tırtıl iki diş bulsa bütün ormanı yer.”
“ Hava düzelirse denize açılırız.”

Not: Koşula bağlılık ilgisinin bulunduğu cümlelerde yan cümlenin çoğunlukla “ –se, -sa” ekleriyle çekimlenir.
“Düzenli çalışırsan başarılı olursun.”

Not: “Ama, fakat,lakin” gibi bağlaçlar cümleye koşul anlamı katabilir.
“Parka gidebilirsin, ama üzerini kirletmeyeceksin.”
“Televizyon izleyebilirsin, fakat derslerini bitirdikten sonra.”

Not: Zaman anlamı taşıyan bazı cümlelerde, koşula bağlılık anlamı vardır.
“Dikkatli incelediğinizde, yazıdaki anlatım bozukluklarını görebilirsiniz.”
“Olanları öğretmene anlatınca rahatlarsın.”
“O tarihi binayı gördüğünüzde çok şaşıracaksınız.”

Cümlelerin Anlamca Yakın Olması:
Her cümlenin içerdiği bir anlam vardır. Cümleler birbirinden çok farklı anlamlar içerebileceği gibi, birbirine yakın anlamlar da içerebilir. Çoğunlukla örnek bir cümle verilmekte ve bu cümlenin yakın anlamlısı sorulmaktadır. Bu tür sorularda örnek cümlenin anlamını saptamak ve onu oluşturan sözcüklere dikkat etmek gerekir. Kullanılan sözcüklerin anlamını karşılayabilecek başka sözcükleri düşünüp bulmak gerekecektir.
“Müzik evrensel bir dildir.”
“Müzik, tüm insanlara seslenen bir anlatım aracıdır.”
“Yalnız özgün yapıtlar, sesini geleceğe duyurur.”
“Sadece sıra dışı esreler kalıcılığı yakalayabilir.”
“Eserin uzun ömürlü olabilmesi için farklı bir anlatımın olması gerekir.”
“Ancak yazarın mührünü taşıyan eserler çağlar boyu okunur.”
“Sanatçı, çevresiyle tutsaktır.”
“Sanatçının eserlerine yaşadığı çevre mutlaka yansır.”

Cümlelerin Anlamca Çelişmesi:
Bir cümlenin içerdiği anlam yönüyle başka bir cümleyle uyuşmamasıdır. Cümleler, anlamca birbirini destekliyorsa aynı doğrultuda demektir, fakat birbirinin karşıtı anlamlar taşıyorsa çelişiyor demektir.
“Sanatçının başarılı olması için geçmişiyle bağını koparmaması gerekir.”
“başarılı olmak isteyen sanatçılar geçmişe değil geleceğe yönelmelidir.”

Karşıtlık İlgisi:
Birbirine karşıt olan durumların aynı cümlede verilmesidir.
“Onun yapıtlarında bir bakarsınız dost, bir bakarsınız kanlı bıçaklı kahramanlar çıkar karşınıza.”
“Daha önce ürkütücü bulduğum ölüm , 17 Ağustos’tan sonra sıcak gelmeye başladı bana.

Genel ve Özel Anlamlı Cümleler:
İçerdiği anlam yönüyle kapsamı geniş olan cümleler genel anlamlı, kapsamı dar olan cümleler ise özel anlamlıdır.
“Edebiyatımızda aşk konusunda yazılmış birçok şiir var.” ( Genel anlamlı)
“Edebiyatımızda aşk konusunda yazılmış en güzel şiir Leyla ve Mecnundur.” ( özel anlamlı )

Cümle Tamamlama:
Bir konuyla ilgili gelen sorularda çoğunlukla örnek cümlenin sonu boş bırakılır ve bu cümlenin sonuna getirilebilecek ya da getirilemeyecek cümle sorulur. Bu tür sorularda örnek cümlenin anlamını iyi yorumlamamız gerekmektedir. Çünkü sona getireceğimiz ya da getiremeyeceğimiz cümle örnek cümlenin anlamına göre şekillenecektir. Boş bırakılan yere getireceğimiz cümlenin örnek cümleyle anlamca uyuşması gerektiğini de unutmamalıyız.
“Karadeniz yaylalarını çok seviyorum, bu yüzden…”
“Karadeniz yaylalarını çok seviyorum, bu yüzden oraya her yaz giderim.”
“Bir eseri değerli kılan konusu değil…”
“Bir eseri değerli kılan konusu değil anlatımıdır.”

Not: Cümle tamamlamayla ilgili sorularda örnek cümlenin sonunda “ama, fakat, oysaki” gibi bağlayıcı unsurların olup olmadığına dikkat edilmelidir. Bu sözcüklerin, karşıt anlamlar taşıyan cümleleri birbirine bağladığı hatırda tutulmalıdır.
“Sanatçı çok başarılı eserler vermiş, oysaki…”
“Sanatçı çok başarılı eserler vermiş, oysaki son eseri için aynı şeyi söyleyemiyoruz.”

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 20:13 #3 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

Cümlenin ( Tümcenin ) Öğeleri

Sözcüklerin veya söz öbeklerinin cümlede taşıdıkları göreve öğe denir. Öğeler temel ve yardımcı öğeler olarak gruplandırılır.

Temel öğeler: Yüklem ve özne
Yan öğeler: Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Edat Tümleci
Not: Cümlenin oluşabilmesi için şart olan öğelerdir.

1 – YÜKLEM:
Cümlede eylem bildiren veya yargıyı üzerinde taşıyan öğedir. Kurallı cümlede yüklem sonda bulunur. Diğer öğeler yükleme bağlıdır.

Not: Yüklem fiilden veya ekfiil almış isim soylu sözcüklerden oluşabilir.

Not: Cümlede çekimli fiiller ( Basit, Türemiş, Bileşik Eylemler ) ad ve sıfat tamlamaları, adlar ve sıfatlar ( adlaşmış sıfatlar ), zamirler, edat grupları, fiilimsiler, fiilimsi grupları, deyimler, ikilemeler yüklem görevi üstlenebilir.
Ayşe çok güzel düşünüyor.
Çekili fiil
Bu yaz öğrenciler Ankara’daydı.
İsim ek eylem alarak yük. oldu.
Tek dostu mahallenin davulcusuydu.
Belirtili isim tamlaması
Umut iyi bir şeydir.
Sıfat tamlaması
Benim senin için bir ömür tüketen.
Zamir
Baban dün akşam deli gibiydi.
Edat ek eylem alarak yüklem olmuş
En büyük arzusu okumaktı.
İsim fiil
Sınavı kazanacak olan çalışandır.
Sıfat fiil
Gözleri ışıl ışıldı.
İkileme yüklem olmuştur.
Ümit düşünen bir insandır.
Sıfat fiil grubu.
Uyarı: Adlar, sıfatlar, ad ve sıfat tamlamaları, zamirler, edat grupları, fiilimsiler, fiilimsi grupları ekeylem alarak yüklem olur.

Uyarı: Yüklemsiz cümle olmaz ancak yüklemi bulunmadığı halde anlamı bulunan cümleler vardır. Bunlara eksiltili cümle denir.
Sen gecenin bu vaktinde kimi arıyorsun?
Kendimi…
Sıkıcı bir dersten sonra ilaç gibi bir çay…

Uyarı: Birden çok yüklem için ortak yüklem kullanılabilir.
O gün Ahmet Ağa, Mahmut Efendi ve sen ava çıkmıştınız.
Ortak yüklem

2 – ÖZNE:
Cümlede yüklemin bildirdiği işi yapan veya yargıyı gerçekleştiren öğedir. Yükleme sorulan “kim” ya da “ne” sorusu özneyi buldurur.
Özneler; gerçek özne ( açık ve gizli ), sözde özne ve örtülü özne olmak üzere üçe ayrılır.

Gerçek özne: İşi yapan veya yargıya konu olan öğedir. Gerçek özne cümlede sözcük olarak bulunuyorsa açık özne, yüklemdeki şahıs çekimiyle bildiriliyorsa gizli öznedir.
Ben kendimi sokaklara karşı denemedim anne.
Açık özne yüklem
Her gün eririm sevdanın ocağında. ( ben – gizli özne )
yüklem

Sözde özne: Edilgen fiillerin yüklem olduğu cümlede gerçek özne bulunmaz bu cümledeki belirtisiz nesnelere sözde özne denir.

Yıkık binalar aranacakmış. ( edilgen )
Sözde özne yüklem
Nesne
Sizin çocuklar bu gidişle aranacakmış. ( edilgen )
Sözde özne

Örtülü özne: Edilgen çatılı fiillerin yüklem olduğu cümlede bulunan gerçek özneye denir.
Gerçek özne tarafından, yüzünden, nedeniyle sözcükleri ve - ce eki yardımıyla Zarf Tümleci içinde yer alır.
Zenginler fakirler tarafından doyuruldu.
Örtülü özne Y.
Uyarı: sözde özne ve örtülü özne yalnızca edilgen çatılı cümlelerde görülür.

Uyarı: Özne pekiştirilmiş olabilir.
Annem, güzel annem yine ağlıyor.
Pekiştirilmiş özne
Bunu sen kendin istedin.
Pekiş. Öz.
Ben ki yıllardır bu iş için yıllarca uykusuz kaldım.
Pekş. Öz.

Uyarı: Özne açıklayıcısıyla bulunabilir.
O yıllarda köyün muhtarı, Kamilin babası, ilk kez araba aldı.
Özne açıklayıcısıyla verildi.

Not: Cümlede isimler, sıfatlar,adlaşmış sıfatlar, isim ve sıfat tamlamaları, zamirler, yan cümlecikler özne görevi üstlenebilir.

Not: özneyi bulmak için yükleme kim ve ne soruları sorulur.
Eskiler Erzincan’ı anlata anlata bitiremiyor.
Ad. Sf.
Özne
Kaliteli filimler oynuyor bu sinemada.
Sıf. Tam.
Özne
Gençlik geceleri bu sınıfta yapılıyor.
Söz. Özne
O bu konuları hafife alıyor.
Özne – kişi zamiri
Sınıfa erken gelenler öne oturmuş.
YC. Ad.sf.fiil grubu
Özne

ÖZNE – YÜKLEM UYGUNLUĞU ( ANLATIM BOZUKLUĞU )
Özneyle yüklem arasındaki ilişki bakımından ve tekillik – çoğulluk bakımından uyum bulunmaktadır. Aksi taktirde anlatım bozukluğu olur.

Not: Özne – yüklem ilişkisiyle ( çatı konusuyla ) karıştırmamalıyız.

A – Kişi Bakımından Uygunluk:
1 – Özne kaçıncı kişi ise yüklem de o kişi ekini almak zorundadır.
Sen kimsiniz. Yanlış
Sen kinsin. Doğru
Siz kimsiniz. Doğru

Not: Aşağıdaki kullanımda özne tekil de olabilir çoğul da olabilir:
Öğrenciler beni dinliyorlar. Doğru

Öğrenciler beni dinliyor. Doğru

UYARI: Özne 3. çoğul kişi zamiri ise yüklem 3. çoğul kişi ekini almak zorundadır.
Onlar beni dinlemiyorlar.
Onlar beni dinlemiyor. Bu kullanım yanlış.

2 – Özne birden fazlaysa bu öznelerden biri 1. tekil ya da 1. çoğul kişi zamiri ise yüklem 1. çoğul kişi zamiri olur.
Ben ve Süreyya tatilde onu bulacağız.
bulacak ( yanlış olur )
1. çoğul kişi ekini alır.

3 – Özne birden fazla ise öznelerden biri de 2. tekil ya da 2. çoğul kişi zamiri ise yüklem 2. çoğul kişi zamiri olur.
Sen ve Ayşe bu soruları çözecek. ( yanlış )
Çözeceksin ( yanlış )
Çözeceksiniz. ( doğru )
4 – özne ben, sen, o ya da biz, siz, onlar zamirleri ise yüklem 1. çoğul kişi ekini alır.
Ben, sen ve o bu konuyu konuşacağız.

5 – özne; sen ve o ya da siz ve onlar zamirleri ise yüklem 2. çoğul kişi ekini alır.
Sen ve o beni dinlemiyorsunuz.


B – Tekillik - çoğulluk Bakımından Uygunluk:
1 – özne insanları karşılayan çoğul ad ise yüklem tekil veya çoğul olabilir.
Komşular bizi evden zorla çıkardı.
Çıkardılar.
2 – Cümlede insan dışındaki varlık veya kavramları ( bitki, hayvan, zaman, organ adları, zaman adları, soyut adlar… ) karşılayan çoğul özneden ( addan ) oluşuyorsa yüklem tekil olur.
Hayallerim suya düştüler
Öz. düştü
Gülüşmeler bir süre sonra kesildiler
Öz. kesildi
İnekler tarlada otluyorlar
otluyor
Düştüleryapraklar dallarından
Düştü
Ağaçlar yeşerdiler
yeşerdi
Karıncalar kış uykusundalar
Uykusunda.
Kollarım ağrıyorlar
Ağrıyor
3 – Özne sayı sıfat tamlamasında, belgisiz sıfat tamlamasında ve çokluk bildiren belgisiz zamirden oluşmuşsa yüklem tekil olur.

Yüz kişi beni öldürtemezler
s.sıf öldürtemez
üç beş öğrenci seni seni arıyorlar.
Belgisiz sf. arıyor
Herkes seni çok özlediler.
Zamir

4 – Cansız varlık veya hayvan adları çoğul özne iken kişileştirilirse yüklem tekil veya çoğul olabilir.
Kediler yine hasret gideriyorlar yavrularıyla.
Öz. y
Yapraklar seni soruyorlar her yerde.
Öz. y.

5 – Saygı veya olay bildirmek amacıyla özne tekil olsa da yüklem çoğul olabilir.
Müdür Bey az önce çıktılar.
Özne yüklem
Biz sizi gibileri tanırız. ( övünme )


YARDIMCI ÖĞELER:

NESNE ( DÜZ TÜMLEÇ ):
Yüklemin bildirdiği işten etkilen öğeye nesne denir, diğer bir deyişle cümlede öznenin yaptığı işten etkilenen öğeye nesnedenir. Belirtili ve belirtisiz nesne olmak üzere ikiye ayrılır.

Uyarı: Yüklem ekfiil almış isim soylu sözcükler ise o cümlede nesne bulunmaz. Bu durum fiilimsilerde geçerli değildir.

a – Belirtisiz Nesne: Yalın haldeki sözcüklerle oluşur. “ne, kim” sorularıyla bulunur.
Biden yaşlı adam cebinden bir zarf çıkardı.
Özne b.siz.nes. y

O / Yine hikaye anlatıyor.
Gizli öz. bl.siz y
Nesne
Sana çok güzel bir yazlık daire aldım.
Bel. Siz.nes
Uyarı: belirtisiz nesne edilgen cümlelerde sözde özne olur. Buna nesne denilmez.

b – Belirtili Nesne: Belirtme durum eki almış nesnelerdir. ( - i durum eki ) Neyi kimi sorularını cevaplar.

Ben seni unutmak için sevmedim.
Belirtili nesne
Yeşil gözlerini ne de güzel süzerdi.
Belirtili nesne


DOLAYLI TÜMLEÇ ( YER TÜMLECİ ):
Adın – e – de – den durum ekiyle oluşan ve yer – yön bildiren tümleçtir.
Cümlede isimler, adlaşmış sıfatlar, isim ve sıfat tamlamaları, zamirler, fiilimsiler dolaylı tümleç görevini üstlenebilir.
Dolaylı tümleci bulmak için şu sorular sorulur:
Neye nereye kime
Nede nerede kimde
Neden nereden kimden

Durum ekine göre üçe ayrılır:
1 – Yönelme durum ekine göre: - durum eki
Ben sana çok kızdım.
DT
Güvendiğim dağlara kar yağdı.
DT
Dikkatlice kediye baktı.
DT

2 – Bulunma bildiren dolaylı tümleç: - de durum eki
“nerede, kimde” soruları cevaplıyor.
Bu yemekte hiç tat yokmuş.
DT
Yıllardır babamda durur emanetiniz.
DT
Son yıllarda şehrimizde cinayetler arttı.
DT

3 – Çıkma ( ayrılma ) bildiren dolaylı tümleç: - den
“neden, kimde, nereden” sorularını cevaplar.
Bizim çocuk kimden çok korkar.
DT

Artık herkesten kuşkulanıyorum.
DT
Hangi diyardan geldin dünyaya.
DT

Uyarı: Adın – e – de – den durum eklerini aldıkları zaman, zaman veya sebep bildiren ifadeler zarf tümleci olur.
Bu işten anlamadığından ortak olmadı bize.
ZT
Sizinle akşama güzel bir yere gidelim.
ZT DT
O yıllarda bizler ilkokulda okuyorduk.
ZT DT
Eskiden seni daha çok seviyordum.
ZT

ZARF TÜMLECİ:
Cümlede zaman, durum, nicelik, yer – yön anlamıyla yüklemi etkileyen öğedir.
Ne zaman, ne zamana kadar, niye, niçin, ne zamandan beri, nerede, ne kadar sorularıyla bulunacak.
Bu millet adını hiçbir zaman utmayacak.
ZT
Eskiden ramazan ayında mutlaka gözleme yapılırdı.
ZT ZT ZT
Dün yine sakin görünüyordun.
ZT ZT ZT
Az önce dışarı çıktı.
ZT ZT

Uyarı: Yer – yön anlamlı sözcükler isim çekim eki aldıklarında nesne ya da dolaylı tümleç olur. Zarf tümleci olmaz. – i durum eki alan nesne olur. – e – de –den durum eki alan dolaylı tümleç olur.

EDAT TÜMLECİ:
Edatlarla oluşan öğelerdir. Bunlar “ne ile, kim ile, ne için, kim için” sorularıyla bulunur.
Edatlarla oluşmasına rağmen zarf anlamı yansıtıyorsa ( zaman, durum, nicelik, amaç, sebep ) zarf tümleci olur.
Şairler şiirle doğar, şiirle ölürler.
ET ET
Babam için bir bisiklet bile almamıştım.
ET
Bunları zamanında parayla almıştık.
ZT ET
Çocuğa şefkatle yaklaşmalısın.
ZT ( durum )
Araba bulamadığı için evine gitti.
ZT ( sebep – sonuç )




CÜMLENİN ÖĞELERİ İLE İLGİLİ GENEL UYARILAR
1 – Cümlede vurgu yüklemin önündeki öğededir. Ve cümlenin en önemli öğesi bu öğedir.
Bu öğrenciler onu her zaman kızdırıyor.
ZT
Onu her zaman bu öğrenciler kızdırıyor.
Özne

2 – Soru sözcüklerini hangi öğeyi buldurmada kullanıyorsak cümlede kullanıldıklarında aynı öğeyi karşılarlar.
Bu hatayı nasıl yaptın.
ZT
Bu soruyu kime soralım.
DT
Bu insanlar senden ne istiyor.
Belirtisiz nesne

3 – mi soru edatı hangi öğeden sonra geliyorsa onu vurgular ve soru o öğeyi buldurur.
Bu akşam bize sen mi geleceksin?
Özneyi buldurmaya yarar.
Vazoyu mu kırdı Bilal?
Nesneyi buldurmaya yarar.
Vazoyu Bilal kırdı ?
Yüklemi buldurmaya yarar.
Vazoyu Bilal mi kırdı?
Özneyi buldurmaya yarar.

4 – Öğeler bulunurken söz öbekleri ( tamlamalar, ikilemeler, edat grupları, eylem grupları ve deyimler ) bölünmez.

5 – Birden çok yüklem için ortak özne, ortak nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci kullanılır.

6 – Yüklem dışındaki öğeler arasöz yardımıyla açıklayıcısıyla birlikte kullanılabilir.
Bu güzel şehri, Erzincan’ı, ileride çok arayacağım.
Belirtili nesne açıklayıcısıyla verilmiş.
Bu film, eşkıya, Türkiye’de çok tutuldu.
Söz. Öz. açıklayıcısıyla verilmiş.

Not: Ara sözler cümlede öğe görevi yaparken, ara cümleler görev yapmaz.
Son günlerde, bana sen de hak vereceksin, hiç biri çalışmıyor.
Ara cümle

7 – Öğeler farklı sözcük veya söz öbeklerinden oluşabilir. ( cümle, tamlama )

8 – Bir cümlede aynı öğeden birden çok bulunabilir.

9 – Sıralı ve bağlı cümlelerde bir öğe birden fazla cümle için ortak kullanılabilir.
Şu Fırat’ın suyu akar, derindir. ( özne ortak )
Özne Y Y
Öznesi ortak bağlı sıralı cümle

Bu insanları har zaman düşünüyor ve koruyoruz.
Nesne ZT Y Y
Nesnesi, ZT ortak bağlı sıralı cümle

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 20:15 #4 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

Cümle ( Tümce ) Türleri

Cümleyi dört gruba ayırıyoruz.

A – Yapısına göre cümleler:
1.Basit cümle
2.Bileşik cümle
3.Sıralı ve bağlı cümle


B – Yüklemine göre cümleler:
1.İsim cümlesi
2.Fiil cümlesi

C – Öğelerin dizilişine göre ( kullanılışına ) cümleler:
1.Düz ( kurallı ) cümle
2.Devrik ( kuralsız ) cümle
3.Eksiltili cümle
4.Ayraç cümlesi

D – Anlamına göre cümleler:
1.Olumlu cümleler
2.Olumsuz cümleler
3.Soru cümlesi
4.koşul cümlesi
5.Ünlem cümlesi
6.Sebep – sonuç cümlesi
7.Nesnel cümle
8.Öznel cümle
9.Doğrudan anlatımlı cümle
10.Dolaylı anlatımlı cümle
11.Emir cümlesi
12.Dilek cümlesi
13.Gereklilik cümlesi

A – YAPISINA GÖRE CÜMLELER
Üçe gruba ayrılır.

1 – BASİT CÜMLELER:
Tek yargı bildiren cümlelerdir. İçinde yüklemin dışında yargı bildiren bir sözcük ( fiilimsi, koşullu eylem ) bulunmaz.
Son eserinde insanı çok güzel tahlil etmiş.
Y ( Basit cümle )

Bunları önceden de biliyordum.
Yüklem
Basit cümle
Sizler yarınlarımızın teminatısınız.
Yüklem
Basit cümle


2 – BİLEŞİK CÜMLELER:
birden fazla yargı taşıyan, yan cümle ve temel cümleden oluşan cümlelere bileşik cümle denir. Yani cümlede yüklemin dışında yargı bildiren ikinci, üçüncü… bir sözcük bulunur.
Bileşik cümlelerde yüklem temel cümleyi oluşturur. Öğelerdeki fiiller veya fiilimsiler yan cümleyi oluşturur. Dolayısıyla yüklem dışında fiilimsinin bulunduğu her öğe yan cümledir.

Not: Bileşik cümlede birden çok yan cümle bulunabilir.

Bileşik cümleler şu şekilde gruplandırılır:
a – Girişik Bileşik Cümle: Yan cümle fiilimsilerle oluşmuşsa girişik bileşik cümle adını alır.
Bunları ona anlatırken / çok sıkıldım.
Yan cümle ZT ( zarf fiil ) temel cümle
Bu şehrin insanları / çok çalışanı / sever.
YC b.li nes.
Sıfat fiil
Ders çalışmak / beni sıkıyor.
YC özne
Size öğretilenleri / eve gittiğinizde / tekrarlayın.
YC b.li nes YC ZT

Uyarı: Bazen yüklem grubunda birden fazla yargı olabilir. Bu tür cümleler bileşik cümledir.
Sözümü dinleyen bir öğrencisin.
Yüklem bileşik cümle
b – Şartlı Bileşik Cümle: Koşul kipiyle çekimlenip koşul bildiren fiillerde zarf tümleci olarak yan cümle oluşturur. Yani koşul kipi ile ekeylemin biçimiyle çekimlenen sözcüklerin cümlede ikinci bir yargı vermesiyle oluşan cümlelerdir.
Bu tür cümlelerde koşullu sözcük ve bu sözcüğe bağlı sözcüklerin oluşturduğu gruba yan cümlecik denir.
Beni dinlersen / çok kazanırsın.
YC ZT yüklem
Kitabın yoksa / ben vereyim.
YC ZT yüklem
Görevlerini aksatmazsan / unvanın yükselir.
YC ZT

Uyarı: Dilek, istek anlamı taşıyan cümlelerle şartlı bileşik cümleleri karıştırmamak gerekir.
Günlerdir yağan yağmur artık dinse…

c – İç içe Bileşik Cümle: Bir cümlenin içine alıntı yapılan başka bir cümlenin gelmesiyle oluşur. Bu tip cümlelerde içeriye alınan cümle temel cümlenin belirtisiz nesnesi olur.

Sana, çöpleri dışarı at, dedim.
Belirtisiz nesne

d – “Ki” Bağlacıyla Oluşan Bileşik Cümle: “ki” bağlacı ile oluşan bileşik cümlelerde “ki”den önceki cümle temel cümledir, sonraki kısım yan cümledir.

Diyoruz ki insan zor anda daha iyi çalışır.
TC YC nesne
İnsanın zor anda daha iyi çalıştığını diyoruz.
YC nesne yüklem
TC
Eve erken gel ki yemek yiyebilesin.
TC YC


e – “Mi” Soru Edatıyla Oluşan Bileşik Cümle:

Bu sözleri söyledi mi çok kırılırım.
YC TC
Erken yattınerken kalkarsın.
YC TC


3 – SIRALI VE BAĞLI CÜMLELER:
Birden çok yüklemin ve bunlara bağlı öğelerin oluşturduğu cümlelerdir.
Sıralı cümleleri oluşturan yüklemler ortak öğe taşıyorsa Bağlı Sıralı Cümle adını alır. Ortak öğesi bulunmuyor ve farklı yargılar bildiriyorsa Bağımsız Sıralı Cümle adını alır.
Sıralı cümleler birbirine bağlaçlarla bağlanmışsa Bağlı Sıralı Cümle, noktalama işaretleriyle birbirine bağlanmışsa Bağsız Sıralı Cümle adını alır.

Erkenden kalk, elbiselerini ütüle. ( sıralı bağsız cümle )

Ahmet önce teybi açtı, sonra koltuğa oturdu.
Özne ortak
Bağımlı sıralı cümle, bağsız sıralı cümle

Her gün buraya geliyor, hastayı ziyaret ediyordu.
ZT ortak
Bağımlı sıralı cümle

O dağla geçiyordu, biz ders çalışıyorduk.
bağımsız sıralı cümle
Çocuklar bu şarkıyı dinleyecek ve oldukça sevecekler.
Bağımlı bağlı sıralı cümle

Ben seni dün tanıdım: ama çok sevdim.
Bağımlı bağlı sıralı cümle
Ahmet Ağa ata binmeyi sever, köylüler kahvehanede oyun oynamayı sever.
Bağımsız bağsız sıralı cümle.

Hepimiz merakla sınav gününü bekliyoruz: fakat sen hiçbir şeyi umursamıyorsun.
Bağımsız bağlı sıralı cümle.


B – YÜKLEMİNE GÖRE CÜMLELER
Yüklemine göre cümleler isim cümlesi ve fiil cümlesi olmak üzere ikiye ayrılır.

1 – İSİM CÜMLESİ:
İsim, sıfat, zamir, edat, fiilimsi görevli sözcüklerin ekeylem alarak yüklem olması sonucu oluşan cümlelerdir.
Güvendiğimiz tek kişi oydu.
Y isim cümlesi
Yıllardır bize yardım eden adam kimin neyi?
İsim cümlesi
Sensin karanlıkları çalan.
İsim cümlesi
zamir
Tek arzusu aktris olmaktı.
İsim fiil ekeylem
İsim cümlesi


2 – FİİL CÜMLESİ:
Yüklemi çekimli bir fiil olan cümledir.
Bunları ona da söyle.
Fiil cümlesi
Adını tahtaya yazdı.
Fiil cümlesi

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklemine göre ötekilerden farklıdır.
A – İhtiyacımız olan son şey belki de savaştı. ( isim cüm. )
B – Tabi ki barıştı bir süre sonra onla. ( fiil cüm. )
C – Bıkmadan güreşti beş kişiyle. ( fiil cüm. )
D – Bu espriler eskidi artık. ( fiil Cüm. )
E – Evin dışını özenle sıvadı. ( fiil Cüm )
Cevap: A

C – ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER

1 – Düz ( kurallı ) cümle:
Yüklemi sonda bulunan cümledir.

Bir anda bütün parasını kaybetti.
Y ( düz cümle )
Her zamanki gibi yine neşeliydi.
Y ( düz cümle )

2 – Devrik ( Kuralsız ) cümle:
Yüklemi sonda bulunmayan cümledir.

Budur senin istediğin çanta.
Y ( devrik cümle )
Seni çok sevmişti herkes.
Y ( devrik cümle )

3 – Eksiltili Cümle:
Yüklemi bulunmayan cümlelerdir. Yani tamamlanmamış cümlelerdir. Başka bir deyişle yargıyı okuyucunun tamamladığı cümlelerdir.
Ekfiil geniş zaman çekiminde 3. kişilerde – dir eki düşerse bu cümle eksiltili cümle sayılabilir.
Saatler sonra önümüze getirilen bu dosya…
Kapıyım açtım dışarıda bir hanım…
Bu adamlar senden ne istiyor?
Para…
Hastalar bu sıra çok sakin… ( dir )
- dir ekfiil olduğu için
eksiltili cümle diyebilir,iz.
4 – Ayraç Cümlesi ( Parantez Cümlesi ):
İçerisinde ara söz bulunan cümlelerdir.

Arasöz: Cümlede herhangi bir öğeyi açıklamak veya öğelerden bağımsız bilgi aktarmak amacıyla iki virgül ya da iki kısa çizgi arasında aktarılan ifadelerdir.
Seni bir çok kere, en az on beş defa, burada gördüm.
Baban, mahallenin korktuğu insan, seni nasıl sevebilir.
Ben bu şarkıyı – dinlediğimde beni hayran bırakan melodiyi – kimseye dinletmemiştim.
Sınavlara – emin ol – çok çalıştım.


D – ANLAMINA GÖRE CÜMLELER

1 – Olumlu Cümle:
Bildirilen yargının gerçekleştirilmesi, geçerli olması anlamını veren cümlelerdir.
Bütün gerçeği bu akşam anladım.
Olumlu fiil cümlesi
Bu çiçekler çok güzel.
Olumlu isim cümlesi

Biçimce ve anlamca olumlu cümleler:
Ben bu olayları yıllar önce yaşadım.
Biçimce olumlu
Anlamca olumlu
O gün herkes oldukça sakindi.
Biçimce olumlu
Anlamca olumlu
Bir hastalık sonucu bu evde öldü.
Biçimce olumlu
Anlamca olumlu
Biçimce olumlu alnaca olumsuz cümleler:
Ben sizinle gelmeyecek değilim. ( geleceğim )
Biçimce olumsuz
Anlamca olumlu
Şu anda çevrede hainler yok değil. ( var )
Ben bu konularda bilinçsiz değilim.
Bilinçliyim

Uyarı: Çift olumsuzluk eki veya sözcüğü ile oluşan cümleler biçimce olumsuz ancak anlamca olumludur.
“değil” edatıyla olumsuzlaştırılan fiil cümleleri isim cümlesi haline dönüşür.

2 – Olumlu Cümle:
Yargının geçerli olmaması anlamı veren cümlelerdir.
Fiil cümlelerinin olumsuzu fiile getirilen – me / – ma olumsuzluk eki ile yapılır. İsim cümlelerinin olumsuzu ise “değil” ya da “yok” sözcüğüyle ve – sız / – siz ekleriyle yapılır.
Spiker bu akşam beğenilmedi.
Olumsuz fiil cümlesi

Yaptığın resimler güzel değildi.
Olumsuz isim cümlesi
Bugün bizimkiler evde yoktur
Olumsuz isim cümlesi
Bu öğrenciler başarısız.
Olumsuz isim cümlesi

Biçimce ve anlamca olumsuz cümleler:
Tek olumsuzluk eki veya sözcüğü biçimce ve anlamca olumsuz yapar.
Artık bu işlere bulaşacak değilim.
Bu konuda size günah yokmuş.
Yıllardır başarısını kimseye yansıtmıyor.

Biçimce olumlu anlamca olumsuz cümleler:
Sizinle işlerimi ne paylaşım ne de tartışırım.
Paylaşmam tartışmam
Bu geç vakitte köye mi gidilir? ( gidilmez )
Bende para ne arar. (aramaz )

Uyarı: Ne…ne bağlacınıun kullanıldığı cümleler biçimce olumlu anlamca olumsuz cümlelerdir.
Ne kızı veriyor ne dünürü küstürüyor.
Biçimce olumlu
Anlamca olumsuz

3 – Soru Cümlesi:
Herhangi bir durumu öğrenmek veya belirsizliği gidermek amacıyla oluşturulan cümlelerdir.
Soru cümleleri farklı öğeleri farklı soru sözcüğü türüyle oluşturulabilir.
Anlattıklarımı doğru anladın mı?
Şairler insanı nasıl bu kadar iyi tanıyorlar?
Hangi memleketi bu kadar sevebilir insan?
Şimdi nerededir gönlümün sultanı?

Sözde soru cümlesi: Amacı soru yöneltmek olmayan belirli anlamları vurgulamak amacıyla oluşturulan cümlelerdir. Bu cümlelerde soru anlamı bulunmamasına rağmen soru işareti konulur.
Bu soru cümlelerinin cevabı kendi içerisindedir.
Bu güzelim şarkı dinlenmez mi hiç?
Dinlenir.
Şekilce olumsuz anlamca olumlu
Sözde soru cümlesi
O kadar parayı nasıl kaybedebilirsin? ( inanmama, şaşma )
Bu ders de çekilir mi?
çekilmez
Ben mi bütün olanların suçlusuyum? ( reddetme )
Sen para kazanamıyorsan bana ne?

4 – Ünlem Cümlesi:
Aşırı duyguları yansıtan cümlelerdir.ünlem işareti ünlem bildiren sözcükten sonra veya cümlenin sonunda kullanılabilir.
Aman! Aman! Sen bu işe karışma.
Hey bana baksana!
Ah! Nerede o güzel günler.
5 – Nesnel Yargı Taşıyan ( Objektif ) Cümleler:
Doğruluğu tartışılmayan ve kişisel duyguların yansıtılmadığı cümlelerdir.
Şair son şiirinde sıfatlardan yararlanmış.
Sanat hayatına köyden kente göçüp okula başladığı yıl adım attı.

6 – Öznel Yargı Bildiren ( subjektif ) Cümleler:
Kişisel yorumlar içeren cümlelerdir.
Bir süre sonra yüzündeki sararmışlık rahatlığının sonucu birden kayboldu.
Anlatımdaki bu sürükleyicilik bizi istemeden de olsa geçmiş günlerimize taşıyor.
Her sanatçı gibi o da sözcüklerini okuyucuyu avutmak için özene bezene seçmiş.

7 – Doğrudan Anlatımlı Yargılar:
Aktarma bir sözü orijinal haliyle cümle içinde aktarmayla oluşur.
Tiyatro sanatçısı, dünya hep benim ayağımın altındadır, diye düşünür
Senin iyiliğini benden çok kimse düşünmez, dedi.

8 – Dolaylı Anlatımlı Cümleler:
Aktarma sözün biçiminin değiştirilmesi ve kendi ifadesi ile değil de aktaran kişinin ifadesiyle yansıtılır.
Benim bu sınavı asla kazanamayacağımı iddia ediyordun.
Herkesin fırsat eşitliğine sahip olacağını vaat etmişti.

9 – Koşul Cümlesi:
Yan yargısı dilek – koşul kipiyle ( - se – sa ) çekimlenmiş cümlelere denir.
Ödevini yaparsan sana şeker alırım.
İstanbul’a gittikçe onu görüyorum.
Şart – koşul

10 – Emir Cümlesi:
Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelere emir cümlesi denir.
Hemen dışarı çık.
O romanı buraya koy.
11 – Dilek Cümlesi:
- se – sa kipiyle çekimlenip dilek anlamı bildiren cümlelerdir.
Yaz bir gelse..


12 – Gereklilik Cümlesi:
Yüklemi gereklilik kipiyle ( - meli, - malı ) çekimlenmiş cümlelerdir.
Benimle birlikte gelmelisin.

13 – Sebep – Sonuç cümlesi:
Sebep sonuç bildiren cümlelerdir.
Araba bulamadığı için evine gitti.

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 20:16 #5 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

devamı gelecektir..

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 22:55 #6 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

Paragraf Bilgisi

· Anlatım biçimleri
. Sanatsal anlatım
-Öyküleyici Anlatım
-Betimleyici Anlatım
. Düz anlatım
-Açıklayıcı Anlatım
-Tartışmacı Anlatım
· Düşünceyi geliştirme yöntemleri
. Tanımlama
. Alıntı Yapma ( Tanık Gösterme )
. Karşılaştırma
. Örnekleme
. Benzetme
. Sorulara Bağlama
. İstatistiksel verilerden Yararlanma
. Kişileştirme ( intak )
. Dolaylı anlatım
· Paragraf düzeyinde anlam
. Paragraf
. Paragrafın konusu
. Paragrafta ana düşünce
. Paragrafta yardımcı düşünce
. Paragrafta başlık
. Paragrafın Yapısı
-Giriş bölümü
-Gelişme bölümü
-Sonuç bölümü
· Paragraf türleri
ANLATIM BİÇİMLERİ

A – SANATSAL ANLATIM:

1 – Öyküleyici Anlatım ( Hikaye Etme ):
Bir olayı yer, zaman ve kişi öğelerini de belirterek anlatmaktır. Genellikle görülen geçmiş zaman ( - di ) ile anlatılır.
Öyküleme; bir durumdan başka bir duruma geçişi, hareketli bir yaşam kesitini, olaya ve zamana bağlayarak anlatma biçimidir.
Amaç; okuyucuyu olay içinde yaşatmayı amaçlar.
Öykülemede şu iki soruya cevap aranır. “Ne oldu, nasıl odu”.
Bu anlatım biçiminde esas olan; zaman, mekan ve karakterlerin tanıtılması ( insanlardır ) dır.
Bu anlarım biçimi öykü, roman, masal, anı, … gibi edebi türlerin temel örgüsünü oluşturur. Çoğu zaman betimleme ile birlikte kullanılır.

2 – Betimleyici Anlatım ( Tasvir ):
Betimleme sözcüklerle zihinde resim çizmek ( yapmak )tır.
Betimleme herhangi bir varlığın görünüşünü, tadını, kokusunu, sesini, hareketlerini, hissettiklerini anlatmaya ve canlandırmaya yarayan yazı türüdür. Tasvirin ( betimlemenin ) başlıca özelliği duygularımızı etkileyenleri çizmek tavırları canlandırmaktır.
Amacı; okuyucuya birtakım görüntüler yardımıyla izlenim kazandırmayı amaçlar.

Konu bakımından betimleme tasvirler:
·İnsan betimlemesi
·Hayvan betimlemesi
·Eşya betimlemesi
·Manzara betimlemesi
·Olay betimlemesi
Betimlemede yazar kişiyi betimleyebilir. Kişinin görünüşünü ( fiziksel ) anlatıyorsa fiziksel betimleme, kişinin ruhunu anlatıyorsa ruhsal betimleme denir.
Yazar betimlemede;
·Gördüğünü olduğu gibi anlatıyorsa yansıtma betimleme
·Yorum yaparak betimleme yapıyorsa sanatsal betimlemedir.

Not: Bir parçada birden çok anlatım biçimi olabilir.

B – DÜZ ANLATIM:

1 – Açıklayıcı Anlatım:
Bir konuda bilgi vermek, bir şeyler öğretmek veya bir konuda okuyanı aydınlatmak ; kapalı bir ifadeyi anlaşılır bir biçimde sunmak için başvurulan anlatım biçimidir.
Niçin, neden,nasıl?... gibi sorular bu anlatım biçimiyle cevaplandırılır.

2 – Tartışmacı Anlatım:
Herhangi bir konu üzerinde okuyucuyu ya da dinleyiciyi düşündürmeye yönelik önceden yerleşmiş kanılarını değiştirmek amacına yönelik bir anlatım biçimidir.
Bu anlatım biçiminin en belirgin özelliği yazarın bir önerme ileri sürerek onu kanıtlama çabası içinde olmasıdır. Açıklayıcı anlatımda tanımlar anlamlandırılır. Tartışmacı anlatımda ise inandırılır. Açıklayıcı anlatımda ispat çabası yoktur, tartışmacı anlatımda vardır.
Tartışmacı anlatımda yazarın savunduğu görüşe tez, karşı çıktığı görüşe de anti tez denir. Antitezi çürütmek tezi benimsetmek için gerektiğinde sorular sorma, saylara bağlama, tanık gösterme, örneklendirme… gibi anlatım yollarına baş vurulur.

DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

Tanımlama: Bir kavramı bütün öğeleri ile anlatmak özel ve değişmez niteliklerini sayarak bir şeyi tanıtmaktır. Tanımlama; bir düşünceyi aktarmanın doğrudan bir yoludur. İşlenmekte olan bir konunun anahtar kavramları varsa bunlar çoğunlukla tanımlarla verilir.

Alıntı yapma ( Tanık Gösterme ): Bir düşünceyi inandırıcı kılmak amacıyla ünlü kişilerin ya da ata sözlerden yararlanma yöntemidir.
Açıklanmak istenen bir düşüncenin daha iyi anlaşılmasını ve inandırıcılığım sağlamak için aynı görüşü savunan başka kişilerin görüşüne yer vermektir. Ancak görüşüne yer verilen bu kişilerin o konuda uzman olmaları gerekir. Aksi taktirde inandırıcılık sağlanmaz.
Alıntı iki biçimde yapılır: Alınan düşünce ya doğrudan ya da dolaylı yapılır. Birincide tanık kullanılır, ikincide düşünce anlaşıldığı kadarıyla özetlenir. Tırnak içinde yapılan alıntılarda sözlerin değiştirilmemesine özen gösterilir.

Karşılaştırma: iki varlık iki kavram ya da iki olay arasındaki benzeşen ve benzeşmeyen yönlerin karşılaştırılmasıdır. Amaç okurun karşılaştırılan nesneleri daha iyi ve çabuk kavramasıdır.
Karşılaştırmada benzerlikten, zıtlıklardan ve ilişki kurmadan yararlanılır.

Örnekleme: Bir düşünceyi örnekle açıklamaktır. Örnekleme hem soyut bir düşünceyi daha rahat anlaşılır bir duruma getirir hem de düşünceye inandırıcılık katar.
Örnekleme ileri sürülen görüşü ispat etmek için somut ayrıntılardan söz etmektir. Örnekleme düşünceye görünürlük katar.
“Genellikle, örneğin ya da söz gelimi” .. gibi bağlaçlar kullanılır. Yerinde kullanılan örnekler kimi zaman uzun açıklamalardan çok daha etkili olur.

Benzetme: Aralarında benzerlik bulunan iki varlık, iki olay ya da iki kavramdan zayıfın güçlüye benzetilmesiyle yapılır. Özellikle soyut kavramların somutlaştırılarak düşünceye görünürlük katmak amacıyla yönelmektir.
Benzetme genellikle karşılaştırma ile birlikte verilir.

Sorulara Bağlama: Anlatımı kuvvetlendirmek, ilgiyi canlı tutmak amacıyla sorular sorarak okuyucunun dikkatini çekmektir.

İstatistiksi Bilgilerden (Sayısal Verilerden) yararlanma: Düşüncelerin inandırıcı olmasını sağlamak için başvurulan en etkili yoldur. Okuyucu bilimsel araştırmalardan elde edilen sayılara her zaman güven duyar. Özellikle küsuratlı sayılar inandırıcılığı bir kat daha arttırır.

Kişileştirme ( İntak ) : Duygusu, hareketi ya da konuşması olmayan somut ya da soyut varlıkları duyar, konuşur halde anlatmaktır.
Dal bir gün dedi ki tomurcuğa
Tenimde bir yara işlewr gibisin
Titrerim rüzgarlar zarar vermesi.

Dolaylı Anlatım: Birisinden aldığımız bir cümleyi ya da düşünceyi kendi kendimize ifade etmektir.
Akşama teyzemlerin bize geleceğini söyledi. ( Dolaylı anlatım )
Akşama teyzemler bize gelecek ( Dolaylı anlatım değil )

PARAGRAF DÜZEYİNDE ANLAM

Paragraf: Bir duygu, düşünce ya da aynı bir anafikir etrafında savunulduğu ve yardımcı düşüncelerle açıklığa kavuşturulduğu anlatım birimine paragraf denir.
Paragraf bir düşünce birimidir.
Paragraf; düz yazıyı meydana getiren parçalardan her birine paragraf denir.

Paragrafın Konusu:
Bir paragrafın konusunu; üzerinde söz söylenen düşünce, olay ya da durum oluşturur.
Bir başka deyişle ; paragrafta üzerinde durulan, hakkında söz söylenen şahıs, olay ya da kavramdır.
“Yazar bu parçada neden söz ediyor” sorusu sorulur.




Paragrafta Ana Düşünce:
Ana düşünce parçada asıl vurgulanmak istenen, konuyla ilgili olarak okuyucuya kavratılmaya çalışılan düşüncedir. Bir başka deyişle yazarı yazı yazmaya iten amaçtır. Yazarın mesajıdır.
Paragrafta bir tane ana fikir bulunur.

Not: Ana düşüncesi kavranmamış bir yazı gerçekten boşuna okunmuş bir yazıdır.
Ana düşünce; bu parçada yazarın asıl anlatmak istediği nadir? Sorusuyla bulunur.

Paragrafta Yardımcı Düşünce:
Bir paragrafta konuyu açıklamaya ve düşünceyi buldurmaya yarayan cümlelere yardımcı ( yan ) düşünceler denir.
Yazar konunun açıklamasını yaparken hangi ayrıntılardan yararlanıyor sorusu sorulur.

Paragrafta Başlık:
Başlık paragrafta anlatılan düşünceyi en iyi ifade edecek birkaç kelimen meydana gelir. Başlık kısa ve çarpıcı olmalıdır. Başlık ana düşüncenin bir iki kelime indirgenmiş halidir.


Paragrafın Yapısı:
Paragrafın yapısı üçe ayrılır:
·giriş bölümü,
·gelişme bölümü,
·sonuç bölümü.

1 – Giriş Bölümü: Paragrafta anlatılacak konunun bir iki cümleyle ifade edildiği bölümdür. Bu parçada ne üzerinde duruluyor, ne açıklanıyor.
Giriş bölüm ( cümlesi ) ana düşünceyi belirtebilir.
Giriş cümlesi böylece, bunun üzerine, üstelik, oysa, halbuki, gibi edat ya da bağlaç türü bağlantı öğelerle başlamaz.
2 – Gelişme Bölümü: Giriş bölümünde ortaya konan konunun açıklandığı örneklerle somutlaştırıldığı bölümdür.
Giriş cümlesini açıklar.
Gelişme cümlesinde açıklama, benzerliklerden, örneklerden, karşılaştırmalardan, çelişkilerden, atasözleri ve öz deyişlerden yararlanılır.
Dil ve düşünce yönünden bağlantılı olması gerekir.

3 – Sonuç Bölümü: Gelişme bölümünde ortaya konan düşüncelerin genellikle kesin yargı bildiren bir cümle ile sonuca bağlandığı bölümdür.
Sonuç cümlesi paragrafta anlatılanların kısa bir özetidir. Çoğu kez paragrafın ana düşüncesini yansıtır.
Sonuç bölümü “özetle, demek ki, kısaca, sonuç olarak” gibi ifadelerle başlar.
Not: Paragrafın en önemli bölümleri giriş ve sonuç bölümleridir.

PARAGRAFIN TÜRLERİ
A – Olay paragrafı:
Uzun ya da kısa belli bir olayı anlatır. ( Roman , hikaye )
B – Betimleme Paragrafı:
Betimleme; sözcüklerle resim yapma olarak tanımlanabilir. Betimleme paragrafı herhangi bir nesnenin, yerin, kavramın tasvirini yaptığı paragraftır.
C – Çözümleme Paragrafı:
Çözümleme de bir bütünün temel öğelerini bulma işlemi olarak tanımlanabilir. Kimi paragraflarda bir konu, bir eser, bir olay ya da bir kişinin psikolojik yapısı tahlil edilebilir. Bütün bu yapılanlar bir çözümleme işlemidir.

D – Duygu Paragrafı:
Sevinç, beğenme, heyecan, üzüntü, acı, kaygı … gibi duygularla; anne, yurt, doğa sevgisi, kardeşlik temalarının işlendiği yazılara duygusal yazılar, bu yazılardaki paragraflara da duygu paragrafı denir.

E – Düşünce Paragrafı:
Düşünce paragrafına daha çok bilimsel içerikli eserlerde rastlanır. Bilimsel yazıların amacı okuyucuya belli bir alanda bilgi vermek, onu aydınlatmaktır.
Örnek : Makale, eleştiri… gibi

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 22:56 #7 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

Sözcük ( Kelime ) Türleri - İsimler ( Adlar )

Varlıkları veya kavramları karşılayan sözcüklerdir.

Adların temel özellikleri:
a)Karşıladığı varlığı anlamlandırması
b)Tamlama kurabilmesi. Ruhun sesi ( isim tamlaması ), soğuk harekat( sıfat tamlaması )
c)İyelik eklerini alabilmesi. ( sorum, sorun, sorularınız, soruları )
d)Durum eki alabilmesi
e)“ler” çoğul ekini alabilmesi ( sorula – lar )

A ) – Varlıkların Oluşlarına Göre Adlar
a)Somut ad
b)Soyut ad

a - Somut Ad: Beş duyudan herhangi biriyle algılanabilen varlıkları karşılayan sözcüklerdir. (ağaç, tatlı, ses, vb... )

b - Soyut Ad: Beş duyudan herhangi biriyle algılanamayan varlıkları, nesnelerin ve kavramların anlamlarını karşılayan sözcüklerdir. ( akıl, sevgi, merhamet, vb... )

B ) – Varlıkların Verilişlerine göre Adlar:
1 – Özel isim
2 – Tür ( cins ) isim

1 – Özel isim: Eşi ve tam bir benzeri bulunmayan varlık ya da kavramlara verilen addır. Bu isimler tek bir varlığı karşılar.
Örnek: Ahmet, Boncuk, Erzincan, Ağrı Dağı, Türk, Türkiye, İstiklal Marşı, Han Duvarları, Akşam, Fizik Dergisi, Erzincan Ovası, Fırat Nehri vb...

Uyarı: Özel adlar her zaman büyük harfle başlayarak yazılır. Sonuna gelen çekim ekleri kesme işareti ile ayrılır. Özel ad yapım eki almışsa yapım eki bitişik yazılır.

Uyarı: Kişilerin soy adları da özel isim kabul edilir.

2 – Tür adları ( İsimleri ): Aynı türden varlıkların tamamı veya bir tanesi için verilen adlardır.
Her seferinde bu soru öğrencileri şaşırttı.
Soru bilginin kaynağıdır.

Uyarı – 1 : Bazı tür adları özel varlık adı olarak kullanılmaktadır.
Bu şiir İpek tarafından yazılmıştır.

Uyarı – 2 : Gezegen ve yıldız adları coğrafi anlamlı cümlelerde kullanılınca özel isim niteliği kazanır. Mecazi anlamda kullanılırsa bu özelliği kaybeder.
Örnek: Dünya’nın dönüş hızı Mars’a göre daha hızlıdır.
Yine ay yüzlü dünyayı peşine taktı.



C) – Varlıkların Sayılarına Göre Adlar:
·Tekil adlar
·Topluluk adları
·Çoğul adlar
1 – Tekil Adlar: - ler çoğul ekini almamış adlardır. Tek bir varlığı ya da kavramı karşılayan isimlerdir.
Çocuğumuz ilkokula başlayacak.
Tekil ad tekil ad

Çocuk, bir evin neşesidir.
Tekil ( tür )

2 – Topluluk Adları: Aynı türden varlıkların oluşturduğu kümelere verilen addır. Şekilce tekil anlamca çoğul olan isimlere denir.
Aile, toplum, demet, sürü, meclis, vb...

Uyarı: Varlıkları tekil haline verilen isimle topluluk haline verilen ismin farklı olduğunu unutmamak gerekir.
Örneğin: Tek olanın adı “insan”; çok olanın, yani topluluk halinde olanın adı “millet” sözcüğüdür.

Uyarı: Genel anlamlar içeren “meyve, insan, balık” gibi sözcükler topluluk ismi değil, tekil isimdir.

3 – Çoğul Adlar: Birden fazla varlığı veya kavramı karşılayan isimlerdir. Çoğul isimler “ – ler – lar” çoğul ekiyle yapılır. Bir sözcük bu ekleri almadan, çoğulluk anlamı taşısa bile çoğul isim kabul edilmez. Onun için çoğul ismin , mutlaka çoğul eklerini alması gerekir.
Çocuklar neşeyle oynuyorlar bahçede.
çoğul eki çoğul eki

Uyarı: - ler eki adlara çokluk anlamının dışında çeşitli anlamlar katar.

LER ÇOĞUL EKİNİN ÖZELLİKLERİ

1 – Özel adlara gelerek aile anlamı katar.
Bu akşam Velilere gideceğim
Uyarı: Kesme imi ile ayrılmaz

2 – Aynı özel adları taşıyanları çoğullandırmada kullanılır.
Sınıftaki Hüseyin’ler çok uzun boylular.
Uyarı: Kesme imi ile ayrılır.

3 – Özel adlara gelerek “ve benzeri” anlamı katar.
Tarihimiz Fatih’lerle, Beyazıt’larla doludur.
Uyarı: Kesme imi ile ayrılır.

4 – Özel adlara gelerek sülale, soyadı yapar.
Osmanlılar, Selçuklular,Abbasiler...
Uyarı: Kesme imi ayrılmaz.

5 – Abartma anlamı katar.
Hasta ateşler içinde yatıyor.

6 – Her veya hiçbir belgisiz sıfatının yerini tutar.
Sabahları erken kalkar ama geceleri erken yatmaz.
her sabah hiçbir gece

7 – Eklendiği ismin değil de sahiplerinin çoğul olduğunu anlatır.
Bir evleri bir de arabaları vardı.

8 – Bir belgisiz sıfatıyla tümlenen zaman ve vakit sözcüklerine gelerek süreklilik anlamı katar.
Bir zamanlar biz de genceciktik.

9 – Saygı anlamı katar.
Müdür Beyler, Ahmet Beyler, Ayşe Hanımlar.
10 – Sitem, küçümseme. alay, anlamı katar.
Hanımefendiler neredeydiler acaba.

11 – yaklaşık ( aşağı yukarı ) anlamı katar.
Kırk yaşlarında bir bayandı.

Uyar: - ler eki ve benzeri ve çokluk anlamı katınca özel adların sonuna kesme işareti ile ayrılarak yazılır. Diğerlerinde bitişik yazılır.
Fatih’lerle, Hüseyin’ler

ADIN DURUMLARI ( İSMİN HALLERİ ):

Türkçe’de adın beş durumu vardır.
1 – Yalın durumu
2 – Belirtme ( - i hali ) durumu
3 – Yönelme ( - e hali ) durumu
4 – Bulunma ( - de hali ) durumu
5 – Çıkma ( - den hali ) durumu

1 – Adın yalın durumu: Durum eki almamış adlardır. Yalın durumdaki adlar cümlede özne, belirtisiz nesne ve yüklem görevinde bulunabilir, zarf tümleci de olabilir.
Ahmet akşam buraya gelecekti.
Yalın du. ( özne ) Y.d.

Yarın size mektup yazacaktım.
z. t b.siz n. Yük.
yal.d yal.d. yal.d
Bu işin tek suçlusu Ahmet’ti.
yal.d.
İnsanlarımız neden bu kadar bağnaz.
Yal. d.

Uyarı: Çoğul eki ve iyelik eki adın yalın durumunu bozmaz.

2 – Adın belirtme ( - i hali ) durumu: - i durum eki ile yapılır. Belirtme anlamı taşır. Belirtme durumundaki adlar cümlede belirtili nesne olarak kullanılır.
Ben bu suçu kabul etmiyorum.
Bli. Nes. ( -i dur. )

Bir anda sesi yumuşadı.
Özne ( iyelik eki )
Herkes karşı mahallenin takımını konuşuyor.
Bel. Nes.
Uyarı: Belirtili nesnenin en sonundaki “i” durum ekidir. “i” eki durum eki dışında iyelik ve yapım ekleri olarak da kullanılmaktadır.

“i” iyelik eki: adlara sahiplik anlamı katar, üçüncü şahıs ( onun ) anlamını verir. “Kimin” sorusunu cevaplar.

( onun ) Kapı herkese açıktır.
Özne ( iyelik eki )
Bizler aşısını yaptık.
Bli.nes. ( iy. Ek. )

Aşı – s ı n ı
ky. sesi iyelik eki ky. s. – i durum eki

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirtme durum eki kullanılmıştır.
A – Her seferinde teklifi reddedildi.
B – Yolu hiçte iyiye benzemiyor bu köyün.
C – Geçenlerde kardeşi buraya gelmiş.
D – Evi bir türlü satılmamıştı.
E – Herkes çocuğu meraklandırmıştı.
Cevap: E

“i” yapım eki: Fiil’den isim türetir.

Bu koşuyu kazanabilirdin.
Koş – u – y – u
yapım eki durum eki
Yazısını kolay kolay kimse okuyamaz.

Yaz – ı – s – ı – n – ı
FİYE iyelik eki durum eki

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yapım eki, iyelik eki ve durum eki olan – i’yi almış bir sözcük vardır.
A – Geziyi babası iptal etti.
B – Odasını her sabah havalandırır.
C – Kimse sorusunu anlamamıştı.
D – Suyu toprak testide getirmişti.
E – Eldivenini ben aldım.
Cevap: C

Sor – u – s – u – n – u
YE iyelik eki durum eki

3 – Adın yönelme ( - e hali ) durumu: - e durum ekiyle oluşur. Yönelme durumundaki adlar cümlede Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci ve Yüklem göreviyle kullanılır.
Sabaha köye varırız.
z.t. d.t.

Bu sözler sanadır ey oğul.
d.t.
Bana bir şarkı söyle içinde hüzün olsun.
d.t.
ben – e bana
sen – e sana


- e durum eki şu anlam özelliklerini de taşır.
Ekmeği sehpaya koy ( üstüne anlamı katmıştır )
d.t.
Peyniri dolaba koy ( dolabın içine anlamı katmıştır )
Yarın Ankara’ya gideceğim ( yer – yön anlamı katmıştır )
Bu ayakkabıyı sana aldım ( senin için )
Elini duvara sürme ( yüzüne )

4 – Adın bulunma durumu ( - de hali ) : - de ekiyle yapılır. Bulunma durumundaki adlar cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem göreviyle kullanılır.
Geçmişte bu köyde öğretmenlik yapmış.
z.t. d.t.
İstediğin para babandaymış.
yüklem
Gençliğimizde bu konuda bilgisizdik.
z.t.
Uyarı – 1 : -de eki sıfat yapım eki olarak da kullanılır.
Gözde renk, yerinde bir söz
Uyarı – 2 : “de” bağlacıyla – de durum ekini karıştırmamalıyız. Bağlaç olan “de” her zaman ayrı yazılır. Üstelik, dahi, bile, başkaları gibi... anlamlarını katar. Cümleden çıkartılabilir hiçbir zaman – te , – ta şeklinde olmaz.
Yerinde duramıyordu o da.
-de durum eki
Yerin de kulağı vardır.
Bağlaç
Yerinde bir söz binlerce kitaptan daha etkili.
Sıfat yapım eki

5 – Adın çıkma ( -den hali ) durumu : - den ekiyle yapılır. Çıkma durumundaki adlar cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci, yüklem görevleriyle kullanılır.
Biz eskiden su içtik testiden.
z.t. d.t.
Maraş’tan bir haber geldi.
d.t.
Bu ıslaklık yağmurdanmış.
yüklem
UYARILAR:
1 – Bir sözcük birden fazla durum eki alamaz.
2 – Bir sözcük birden fazla iyelik eki alamaz.
3 – Bir isim hem çoğul, hem iyelik, hem de durum eki alacaksa önce çoğul eki, sonra iyelik eki, sonra da durum eki gelir.
Çocuk – lar – ı – n – dan
4 – Bir sözcük bu çekim eklerinden en az birini almışsa o sözcük isim ya da ismin yerini tutan zamirdir.

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 22:57 #8 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

Ad ( İsim ) Tamlamaları

En az iki adın çeşitli ilişkilerle bir araya gelerek oluşturduğu tamlamadır. Tamlamayı oluşturan birinci isim tamlayan, ikinci isim tamlanandır.

Kuzu – nun ses – i : isim tamlaması
ty. eki tn. eki


Ad tamlaması dörde ayrılır:
1 – Takısız ad tamlaması
2 – Belirtisiz ad tamlaması
3 – Belirtili ad tamlaması
4 – Zincirleme ad tamlaması

1 – Takısız ad tamlaması:
Tamlayanı da tamlananı da ek almayan isim tamlamasıdır. Bu tamlamada tamlayan, tamlananın neyden yapıldığını ya da neye benzediğini bildirir.
ad + ad
ty tn

Altın kupalarda zehir sunulur.
ty tn
Gümüş tepsiyi çok güzel işlemiş.
Taş duvar, altın saat, selvi boy, inci diş...
2 – Belirtisiz ad tamlaması:
Tamlayanı ek almayıp, sadece tamlananı ek alan isim tamlamalarıdır.

( x ) ( x )
ty ty eki yok tn tn eki var

Sabahları kuş sesiyle uyandık.
ty tn
belirtisiz isim tam.
Ders programı, başarı adresi, Erzincan üzümü, su yolu, diş fırçası...

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad tamlaması kullanılmamıştır.
A – köylü kızı suya gider su testisi elinde
B – Pamuk çuvalını arabaya yükledik
C – İşçi kızı patron yanına çağırdı
D – Bizler onur kavgası içindeyiz
E – Ben şoför makamına oturmak istiyorum
Cevap: C

Uyarı: Belirtisiz ad tamlamalarında tamlayanla tamlanan arsında şu ilişkiler bulunur.
1 – Tamlayan tamlananın neye benzediğini belirtir:
Tespih böceği, sigara böreği, parmak üzümü...

2 – Tamlayan tamlananın neden yapıldığını bildirir:
Kaysı hoşafı, Biber dolması...


3 – Tamlayan tamlananın zamanını bildirebilir:
Akşam yemeği, askerlik arkadaşı, yolculuk arkadaşı...

4 – Tamlayan tamlananın kaynağını bildirebilir:
Erzincan üzümü, Zonguldak kömürü, su şırıltısı...

5 – Tamlayan tamlananın ne işe yaradığını bildirebilir:
Diş fırçası, çöp tenekesi...

6 – Tamlayan tamlananın nedenini anlatabilir:
Deprem yıkıntısı, sel felaketi, verem hastalığı...

7 – Tamlayan tamlananın yapıldığı yeri bildirebilir:
Erzurum kongresi, Sakarya savaşı, deniz gezisi, Konya fuarı...

3 – Belirtili ad tamlaması:
Hem tamlayanın ( - in ) hem de tamlananın ( - i ) tamlama eklerinii almış ad tamlamalarıdır.
Çocuk – un ses – i
Ty tn
ty eki tn eki
Bizler ölümün sessizliğini ensemizde hissediyoruz.
Benim derdim bana yeter.
Sizin işiniz yok mu?
Onun arabası var.
Kimse senin kahrınla yaşamaz.

Uyarı: Belirtili ad tamlamalarında tamlayan kişi zamiri ise tamlanan bu kişiye uygun iyelik eki alır.

Not: Tamlanan eki aynı zamanda iyelik ekidir.

Not: Zamirler ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olabilir.

4 – Zincirleme ad tamlaması:
Tamlayanı veya tamlananı ya da her ikisi birden ad tamlamasından oluşan tamlamalardır. Zincirleme ad tamlamaları en az üç addan oluşur.

Bizim evimizin önü yoncadır.
Adamın elinin yarası iyileşti.
Kitaplar ölüm korkusunun sonuçlarından bahseder.
Tahta kulübenin arkasından bir ses geldi.
Zincirleme ad tamlaması


AD TAMLAMALARI İLE İLGİLİ GENEL UYARILAR:


1 – Bir tamlayan birden çok tamlanan için ortak kullanılabilir veya bir tamlanan birden çok tamlayan için ortak kullanılabilir.
Adamın sesi, sedası kesilmişti.
ty tn tn
defter, kitap parası bile yoktu.
ty. ty tn

2 – Tamlayan ile tamlanan cümlede yer değiştirebilir.
Birden korkusu tükense ruhumun bir gün.
tn ty
3 – Takısız ad tamlamasında ve belirtisiz ad tamlamasında tamlayanla tamlanan yer değiştirmez.

4 – Takısız ad tamlamalarında hammadde anlamı taşıyan tamlayanın sonuna “-den” durum eki getirilebilir.
Ben ipekten şal alayım sana
Bakırdan tepsi çok güzel.

5 – Tamlayanı çoğul addan tamlananı belgisiz zamirden oluşan ad tamlamalarında tamlayan eki “-in” yerine “-den” durun eki gelir.
Öğrencilerden birkaçı kaçıktı.
Öğrencilerin birkaçı kaçıktı.
Bu ekin kullanıldığı tamlamalarda “-den” eki bütün içinde parça anlatır.

Not: -den eki aşağıdaki gibi kullanılması ise anlatım bozukluğuna yol açar.
Öğrencilerden hepsi

6 – Takısız ve belirtisiz ad tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına sıfat giremez ancak takısız ad tamlamalarında bir belgisiz sıfatı araya girebilir. Anlam belirsizliği doğuruyorsa belirtisiz ad tamlamalarına da girebilir.
İpek bir şal aldım sana.
İnşaat yüksek mühendisi

7 – Belirtili ve zincirleme ad tamlamalarında araya sıfat girebilir. Sıfat kimden önce gelmişse onu etkiler. Belirtili ve zincirleme ad tamlamalarında araya başka türden sözcük girebilir.
Adamın kocaman elini ensesinde hissetti.
ty sıfat tn
Ağacın pencereye değen dallarını kestik.
ty sıfat tn
Soğuk kış günlerinin sonunda huzura kavuştuk.
Sıfat ty tn
Ağaç parkenin kirli yüzeyini cilaladı.
ty sf. tn
Bir yer biliyorum hayalini süsleyen senin.
tn sözcük ty

8 – Tamlayanı kişi zamirinden oluşan belirtili ad tamlamalarında tamlayan durumundaki zamir düşebilir. Anlam belirsizliği doğuyorsa bu zamirin düşmesi anlatım bozukluğuna yol açar.
( Benim ) İşime sen akıl erdiremezsin.
( Sizin ) Sesinizi her yerde duyabiliyoruz.
Senin
Onun Kravatını yine takmamış
Kendi

9 – Sıfat almış ad tamlamalarına karma tamlama da denilmektedir.
Çocuğun yaşlı gözleri beni etkiledi
ty sf. tn

10 – Takısız ve belirtisiz tamlamaların başında bulunan sıfat tamlamanın sıfatıdır.
Yıkık ev duvarından atladı.
Sf. B.siz is tm.
( tamlamanın tümünün sıfatı )

11 – Tamlanan eki düşebilir.
Senin çocuk (-un) yine dersten kaçmış.
Geçenlerde Hasanın ( hasanın oğlu ) Mehmet evlenmişti.
Ben Urfa kebap yedim.
Urfa kebabı
ty tn

12 – Tamlayan eki düşebilir.
Top oyun sahası ( nın ) dışına çıktı.
Ty tn
Tamlayan eki –nın eki düşmüş

13 – Tamlanan düşebilir.
Bu vatan bizimdir. ( Bizim vatanımız )

14 – Takısız ad tamlamalarında tamlayan ve tamlanan ekini almaz fakat ismin diğer eklerini ( iyelik, çoğul ve hal eklerini ) alabilir.

15 – Bir cümlenin öğeleri bulunurken tamlamalar kesinlikle ayrılmaz.
Ahmet’in evi yanmış.

16 – Bir sözcük ad tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olmuşsa o kesinlikle isimdir veya ismin yerini tutan zamirdir.

17 – Bir cümlede iyelik eki varsa ve ortada bir tamlama yoksa orada tamlayanı düşmüş ad tamlaması vardır.
Çiçekler – i çok güzelmiş.

18 – Kişi zamirinin tamlayan olduğu ad tamlamalarında tamlayan ve tamlanan ekleri değişiklik gösterebilir. ( örnek verilecek? )
ADLARDA KÜÇÜLTME:
Adlara küçültme, zayıflatma anlamı – cik, – cağız ekleri ile kazandırılır. Ancak bu ekler küçültme anlamı dışında acıma, sevgi, azımsama anlamları da katar.
Bu arabacık bizi köyceğimize ulaştırır. ( küçültme )
Tepeciğin ardında köyümüz var. ( küçültme )
İhtiyar bu evciğimizde yaşıyor. ( küçültme )
Kızcağızı bir yetmişliğe verdiler. ( acıma )
Anneciğimi yıllardır göremiyorum. ( sevgi )
Sana beş milyoncuk yetmez ki. ( azımsama )

Uyarı: - cik eki küçültme anlamından sıyrılarak somut varlık adı geçer.
Bademcik, kızılcık, maymuncuk, kurbağacık, gelincik, elmacık...

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 22:59 #9 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

Sözcük ( Kelime ) Türleri - Sıfatlar ( Önadlar )

Adları niteleyen veya belirten sözcüklerdir. Sıfatlar adlarla birlikte görev yapar adın bulunmadığı yerde sıfat bulunmaz. Sıfatlar çoğunlukla tek başlarına kullanılmaz.

Bir sözcüğün sıfat olabilmesi için:
1 – Bir adın önüne gelerek onun etkilemesi gerekir.

2 – Sıfatlar isim çekim eklerini almaz ( -ler, durum eki, tamlama eklerini ve iyelik eklerini )

3 – Bir sıfat tamlaması oluşturması gerek.
Sıfat + İsim : isim tamlaması

Eski defterimi çöpe attım.
Sıfat isim
Sıfat tamlaması
Eski – s i – n – i çöpe attım.
Ad
İyelik eki durum eki
Sıfatlar genel olarak ikiye ayrılır:
A – Niteleme sıfatları
B – Belirtme sıfatları

A – NİTELEME SIFATLARI
Adları durum, biçim, renk, unvan anlamlarıyla etkileyen sıfatlardır. Niteleme sıfatları isimlerin nasıl olduklarını belirtir. Bu sıfatlar isimlerin niteliklerini yani özelliklerini gösterir. İsimlere sorulan “nasıl” sorusu niteleme sıfatını buldurur.

Renk – Mavi deniz
Durum – başarılı öğrenci
Biçim – yuvarlak masa
Unvan – Ahmet Ağa

Örnekler;
Yoğun sis yüzünden trafik aksıyor
Ortaklar köşeli masaya oturdular
Soğuk bir kış gününde yolda kaldık
Büyük kafalar büyük düşünür
Savaşta Yüzbaşı Çolak Salih yaralandı

Uyarı: Unvan bildiren sıfatlar adlardan önce veya sonra gelebilir. Özel adlarla kullanılırken büyük harflerle başlar sonuna gelen çekim ekleri kesme işareti ile ayrılır.

B – BELİRTME SIFATLARI
Adları sayı, işaret, belgisizlik ve soru anlamlarıyla etkileyen sıfatlardır.

1 – Sayı Sıfatları:
isimleri sayı yoluyla belirten sıfatlardır. Sayı sıfatları kendi aralarında dörde ayrılır.
a - Asıl sayı sıfatları; kaç sorusunu cevaplar.
b - Sıra sayı sıfatları; kaçıncı sorusunu cevaplar:
c - Üleştirme ( bölüştürme ) sayı sıfatları; kaçar sorusunu cevaplar.
d - Kesir sayı sıfatları; kaçta kaç sorusunu cevaplar.
a – Asıl Sayı Sıfatları: Matematikte sayma sayıları dediğimiz rakamların bir ismi sayı yoluyla belirtmesiyle oluşur.
Örnek; üç öğrenci, dört ekmek, beş adam...

Not: Asıl sayı sıfatlarının etkilediği isimler çoğullanamaz. ( - lar, -ler ekini alamaz, alırsa anlatım bozukluğu olur )

Not: istisnası da vardır.
Bin evler, üç silahşorlar, yedi cüceler...

b – Sıra Sayı Sıfatları: Asıl sayı sıfatlarına – ıncı, – inci, – uncu ekleri getirilerek yapılır. Kaçıncı sorusu sorulur.
İkinci ev, beşinci cadde, altıncı daire, 7’nci sokak...
Uyarı: ilk ve son sözcükleri de sıra sayı sıfatlarıdır.

c – Üleştirme ( Bölüştürme, Paylaştırma ) Sayı sıfatları: Asıl sayı sıfatlarına – ar – er eki getirilerek yapılır. Kaçar sorusu sorulur.
Beşer ekmek, altışar dilim, ikişer elma, üçer misket...

d – Kesir Sayı Sıfatları: Matematikteki kesirli sayı sıfatlarının bir ismi etkilemesiyle oluşur. Kaçta kaç sorusu yöneltilir.
Dörtte bir ekmek, beşte bir hisse, yarım dilim, üçer misket..
Uyarı: Yarım, çeyrek gibi sözcükler de kesir sayı sıfatıdır.

2 – İşaret Sıfatları:
Adları işaret yoluyla belirten sıfatlardır. İsimlere sorulan “hangi” sorusu işaret sıfatını buldurur.
Bu ev bize dedemizden kaldı.
Herkes o günlerde daha canlıydı.
Ben de şu dağların nesine geldim.
Böyle işlerle herkes uğraşmaz.
Akşamki yemekte konuklar çok eğlendi.
Yerdeki karıncalardan kıskanırım seni.
Sınıftaki havayı ben de soluyorum.
Uyarı: – ki eki isimden sıfat yapım eki olarak kullanılabilir.

Uyarı: İşaret anlamlı sözcükler bir ismi işaret etmez ismin yerini tutarsa zamir olur.
Bu, namustur köyümüze kazınmış.
i.zamiri
“Bu taşındır” diyerek kâbeyi diksem başına.
i.zamiri
Öteki yarın gidecek.
i.zamiri

Uyarı: işaret anlamlı sözcükler çekim eki alırsa işaret zamiri olur.
Bun – u sana söylemiştim.
i.z. durum eki
Diğerini de çok beğendim.
i.z. bağlaç

Uyarı: Sıfat yapan – ki, ilgi zamiri olan – ki ve bağlaç olan “ki” yi karıştırmamalıyız.

Akşamki yemek
sıfat yapan – ki
Kapınınki yine kırılmış
ilgi zamiri ( kapının kolu )
Sen ki hiç ilgilenmedin bizimle.
Bağlaç


Uyarı: Belgisizlik anlamı taşıyan işaret sıfatları.



Böyle Bu + ile
Şöyle Şu + ile
Öyle O + ile

Böyle insanlarla konuşulmaz.
Şöyle bir evim olsa.
Öyle kitapları sevmem.

Uyarı: – kiyer anlamlı işaret sıfatı ve zaman adlarına gelerek zaman anlamlı işaret sıfatı yapar.

Sınıftaki havayı ben de soluyorum.
Yer anlamlı işaret sıfatı
Akşamki yemeği çok beğendi.
Zaman anlamlı iş. Sıf.

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “böyle” sözcüğü ötekilerden farklı bir görevde kullanılmıştır.
A – İşte ben böyle bir akşamda aşık oldum.
B – Beni böyle bırak git gidebilirsen.
C – Ve içimde böyle korkular taşırım geceleri de
D – Ben böyle aşık görmedim.
E – Böyle duygular yazdırdı şiiri şaire.
Cevap: B ( zarf )

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde işaret sözcüğü ötekilerden farklı görevde kullanılmıştır.
A – Gökteki yıldızları saydım nemli gözlerle.
B – Yıllar sonra bu evlilik sona erecekti.
C – Bu, babamdır diyerek öptü elini ihtiyarın.
D – Sen asla öyle bir söz söyleyemezsin.
E – Böyle günlerde güzel giyinmelisiniz.
Cevap: C, ( işaret zamiri )

3 – Belgisiz Sıfatlar:
Adları belirsizlik anlamıyla belirten sıfatlardır. Belgisiz sıfatlarda çoğunlukla sayıca belirsizlik söz konusudur. İsimlere sorulan “hangi ve kaç” sorusu belirsizlik sıfatını buldurur.

Örnekler:
Hiçbir insan bu kadar iyi olamaz.
Oraya her gün uğrardı:
Falan adam filan adama filanca sözü söylemiş.
Bütün çöpçüler azizdir.
Oraya Bütün öğrenciler eğlenmek için gider.

Uyarı: “Bir” sözcüğü herhangi bir anlamda kullanılırsa belgisiz sıfat, tek anlamında kullanılırsa sayı sıfatı olur.
Sınava bir gün kaldı.
tek ( asıl sayı sf. )
Bir akşam size gelebilirim.
belgisiz sf.
Uyarı: Belgisiz sıfatlar isim çekim eki alırsa belgisiz zamir olur.
Bazı insanlar bundan hoşlanıyor.
Bel. sf.
Bazıları bundan hoşlanıyor.
Bel. Zamir
Birkaçı seni sordu.
Birtakımı daha geliyor.

4 – Soru Sıfatları:
Adları soru anlamıyla belirten sıfatlardır. Soru sözcüğüne verilen cevap sıfatsa soru sözcüğü de sıfattır.
Hangi dağda kurt öldü?
Soru sf. İs.
Sen kaç yıl bu işte çalıştın?
Kaçıncı katta oturuyorsun?
Ne işle uğraşıyorsun?
Ne gün geleceksin buraya?
Size nasıl bir soru sorayım?

Uyarı: Soru sıfatları çekim eki alırsa soru zamiri olur.
Hangisi daha başarılı?
Bunların kaçı senin?
Kaçta kaçı buraya bırakılacak?

Uyarı: “Ne” sözcüğü “niçin” anlamında kullanılırsa ve eylemi etkilerse soru zarfı olur.
Ne ağlarsın benim zülfü siyahım.
zarf eylem

Uyarı: “Ne” sözcüğü bir ismin yerini tutarsa soru zamiri olur.
Benden ne istiyorsun?
Soru zamiri
Bana ne aldın?
s.zamiri

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı bir sıfatla sağlanmıştır.
A – Artık kime güveneceğimi bilmiyorum?( zamir )
B – Hangi soruyu önce cevaplayalım? ( sıfat )
C – Köye nasıl gidecek bu çocuklar? ( zarf )
D – Olayları nasıl bir ortamda anlatacağımı biliyor musun? ( mi edatı )
E – Hangisi bizim için faydalı olur? ( zamir )
Cevap: B

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru sözcüğü sıfat göreviyle kullanılmamıştır.
A – İşlerinizi kaç memurla yürütüyorsunuz?
B – Hava durumu orada nasıl?
C – Silahlarınızı hangi yolla ülkeye sokuyorsunuz?
D – Kaçar kişi kalacak bu odada?-
E – Sizler kaçıncı defa iş yerine müracaat ediyorsunuz?
Cevap: B

Uyarı: Soru sözcükleri tek başına kullanılınca soru zamiri görevini üslenir.

BİRLEŞİK SIFATLAR:

Sıfat tamlamasının bazı değişikliklerle bir adı nitelemesiyle oluşan sıfat öbeklerine denir.


Genel olarak ikiye ayrılır:
1 – Anlamca kaynaşmış birleşik sıfatlar.
2 – Kurallı birleşik sıfatlar.

1 – Anlamca kaynaşmış birleşik sıfatlar:
İki sözcüğün anlamca kaynaşarak bir araya gelmesiyle oluşan sıfatlardır.
Cingöz Recai buradaydı.
a.k. birleşik sıfat
Başıbozuk adam
a.k. birleşik sıfat

2 – Kurallı birleşik sıfatlar:
iki biçimde vardır;
a – sıfat tamlamasında adın sonuna – lı – lu –lü – sız – lık – lük yapım ekleri getirilerek bu sıfat öbeği başka bir adı niteleyecek biçimde kullanılır.
Sarı saç kız seni sordu..
Geniş omuzlu adam
Ak Tuğlu Beyler Beyi saldırdı yemeğe.
Beş parasız adamlarla iş yapılmaz.
Son üç günlük dünyada insanlara iyi davran.
Kötü kokulu kömür.
Parlak renkli kumaş.

b – Sıfat tamlamalarında sıfat ile adın yeri değiştirilir. Adın sonuna – i iyelik eki getirilir ve bu sıfat öbeği bir başka etkileyecek biçimde kullanılır.

Sarı saç; saç – ı sarı kız
Kokusu kötü kömürden alınmış.
Saçı dağınık biri içeri girdi.
Rengi parlak kumaş.
Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bileşik sıfat kullanılmıştır.
A – Yıllardır bu havası hisli kentte yaşıyoruz.
B – İki kapılı handan gidiyorum gündüz gece.
C – Sokaklar üstü başı çamurlu çocuklarla doludur.
D – Herkes büyük bir binaya hücum etti.
E – Adam kırk yıllık arkadaşını sattı.
Cevap:D

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat öbeği ad tamlamasından oluşmamıştır.
A – Altın kalpli bir insanla geçenlerde tanıştık.
B – Seni gümüş tepsili duvara çarparım.
C – Ayva sarısı bire yelek vardı sırtında.
D – Çocuğun sorduğu soru kolaydı aslında.
E – Yıllarca kötü niyetli insanlarla dost oldum.
Cevap: E

SIFATLARDA PEKİŞTİRME:
Sıfatları pekiştirmenin üç yöntemi vardır.
1 – mprs yöntemi
2 – ikileme yöntemi
3 – katmerli pekiştirme yöntemi

1 – mprs yöntemi: Bir sıfatın ilk hecesindeki ünlüden sonra mprs ünsüzlerinden uygun olanı getirilir, oluşan ek sıfatın başına eklenir.

Beyaz – Bembeyaz gecelerde dolaşıyorum yine.
Uzun – Upuzun bir yolda ilerliyoruz.
Temiz – Tertemiz örtüyü berbat etti.
Mavi – Masmavi gök parlıyor üstümüzde.

Uyarı: mprs yöntemiyle pekiştirme yapılırken araya bazen – e, – a ünlüsü bazen de – ıl, – il hecesi gelebilir.
Sağlam – sapasağlam
Çıplak – çırılçıplak
Bunların dışında gelişi güzel yapılmış pekiştirmeler de vardır.
Darmadağınık, rengarenk…

2 – İkileme yöntemi: İkilemeler bir ismi nitelendirdiklerinde sıfat görevi üstlenir. Bu tür sıfatlar da pekiştirilmiş sıfatlardır.

Yeşil yeşil gözleri vardı:
Evde büyüklü küçüklü yastıklarda vardı:

3 – Katmerli pekiştirme yöntemi: Aynen tekrarlanan sözcükler arasına mi soru edatı getirilerek yapılır. Mi soru edatı burada soru görevinde kullanılmaz.

Güzel mi güzel bir arabası var.
Sesiz mi sessiz bir ortamda şarkı söylüyor.

Soru: aşağıdaki cümlelerin hangisinde pekiştirilmiş bir sıfat yoktur.
A – Sanırdım uzun uzun derelerden koşacaktık.
B – Adam yepyeni ceketi eskiciye sattı.
C – Birbirine sıkıca bağlanan yürekler gördüm.
D – Her seferde akıllı mı akıllı bir çocukla karşılaştım.
E – Yıllardır eski eski kitapların arasında dolaşıyoruz.
Cevap: C

SIFATLARDA KÜÇÜLTME:
Sıfatlarda küçültme ve zayıflatma anlamı – ce, – cik, – imsi, – imtrak, – sı, – cek ekleriye yapılır.
Küçültme anlamı taşıyan sıfatlara – cik eki geldiğinde anlamda küçültmeyle birlikte pekiştirme de yapılmış olur.
Daracık sokaklarda koşardık seninle.
Bir süre sonra büyükçe bir salona girdik.
Mavimsi boyayı begendim.
Yine yeşilimtrak kazağı giymiş.

Çocuksu hareketlerinden bıktım.
Küçücük elleriyle paçama sarıldı.

Uyarı: – cik eki “k” ünsüzü ile biten sıfatlara gelirken bu ünsüz düşer. Bazen de – cik eki ünlü türemesine yol açar.
Ufacık adam
Minicik çocuk
Azıcık ekmek
Küçücük çocuk


SIFATLARIN ADLAŞMASI ( ADLAŞMIŞ SIFAT ):
Sıfat tamlamalarında adın düşmesi, varsa adın sonundaki çekim eklerini sıfatın sonuna getirerek tek başına kullanılmasıyla adlaşmış sıfat oluşur.

Şimdi uzaklardasın gönül hicranla dolu. ( Uzak yerdesin )
Sf. ad.
Her zaman gençlere güvendim. ( genç insanlara )
Yaralı, doktora yalvaran gözlerle baktı. ( yaralı adam )
Hemen ihtiyarı dışarı çıkarın.
Sıcak, bizi etkiledi. ( sıcak hava )
Bu çiçekler çok güzel ( güzel çiçek )
Evdeki resim yeşildi. ( yeşil resim )

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.01.12, 23:00 #10 (Konu Linki)
Admin Yardımcısı

ѕüĸuт-υ нaуal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: ѕüĸuт-υ нaуal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 06.03.11
Yaş: 17
Konular: 3196
Mesajlar: 7.148
Teşekkür Etmiş: 302
Teşekkür Almış: 816
Hobim: dans etmek
Standart Cevap: YGS türkçe ders notları Cevap: YGS türkçe ders notları

Sıfat Tamlamaları

Sıfatlarla adların oluşturduğu takıma sıfat tamlaması denir. Bir sözcüğün sıfat olabilmesi için mutlaka bir adı etkilemesi gerekir. Bu nedenle sıfatın bulunduğu her yerde ad bulunur. Dolayısıyla sıfatın bulunduğu her yerde sıfat tamlaması bulunur.
Yine bozuk malları bize vermiş.
Sf. ad.
Bir gün akşam olur biz de gideriz.
Sf. ad.
UYARILAR:
Uyarı – 1: Bir sıfat birden çok adı etkileyebilir veya birden çok sıfat bir adı etkileyebilir.
Sarı çiçekleri, yaprakları kopardı yerinden.
Sf. ad ad
İri ve kırmızı bir elma kopardı ağaçtan.
Sf sf. sf. ad

Uyarı – 2: Sıfat tamlamalarında çekim eklerini sıfat almaz ad alır.
Son günlerde trafik kazaları arttı. ( - ler eki çekim eki )
Sf. ad

Uyarı – 3: Bazı sıfatlarda çekim ekleri bulunmasına rağmen kalıplaşma yoluyla çekim eki özelliğini kaybetmiştir.
Çoğu insanlar boş durmayı sever.
Kimi işlerde para yoktur.
Güzelim yemekler ziyan oldu.

Uyarı – 4: Sıfat tamlamalarında sıfat ile ad yer değiştirip sıfata – i iyelik eki getirilerek belirtisiz ad tamlaması oluşturulur.
Mavi gök ( sf. tamlaması )
Gök mavisi ( ad tamlaması )
Kara kömür ( sf. tam. )
Kömür karası sürmüş gözlerine ( belirtisiz ad tam. )

Uyarı – 5: Bazı ad tamlamaları sıfat görevi ile kullanılabilir.
Çocuğun bildiği soruları tespit et.
Sıfat ad
Ayva yeşili elbisesi göz kamaştırdı.
Sıf. Ad

Uyarı – 6: Bir ismi birden çok sıfat niteleyecekse önce belirtme sıfatı sonra da niteleme sıfatı gelir.

Uyarı – 7: Farklı türden tamlamalarda tamlayanlar bir tamlanana bağlanamazlar bağlanırsa anlatım bozukluğu olur.
Bu gün cumhuriyet ve milli edebiyatı anlattı.
Cumhuriyet edebiyatını – isim tamlaması
Milli edebiyat – sıfat tamlaması

__________________


Je t'aime..




Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ders, notlari, türkçe, ygs

Seçenekler
Stil



Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu site en iyi 1024'e 768 ekran çözünürlüğünde izlenmektedir.Ekran Ayarlarınızı Düzenleyiniz.
İletişim Adresileri : Bize "derskaynak.com@gmail.com" a mail göndererek veya üye olup "Özel Mesaj" göndererek ya da üstteki "İletişim" bölümüne tıklayarak kolayca ulaşabilirsiniz.
YASAL UYARI : Sitemizdeki paylaşımların çoğu internet kaynaklarından derlenmiştir. Amacımız öğrencilere ve kaynak ihtiyacı olanlara yardımcı olmaktır. Ayrıca sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı da amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “Yer Sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre sitemizdeki üyeler yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri "derskaynak.com@gmail.com" isimli iletişim mail adresimize haber vermeleri durumunda "İhlal Olduğu" düşünülen içerikler, sitemizden hemen kaldırılacaktır. Anlayışınıza sığınır saygılar sunarız...
Twitter