Değerli Ziyaretçimiz ! Tüm Derslerle İlgili Konu Anlatımlarını, Ders Notlarını, Yazılıları, Testleri, Slaytları, Sunumları, Videoları ve Her Türdeki Dökümanı Sizlere Ücretsiz Olarak Sunmaktayız.Bu Kaynaklardan Sorunsuzca,Özgürce Yararlanabilmek İçin {BURAYA TIKLAYARAK ÜYE} Olmanız Gerekmektedir! Üye Olmadan da Bize Kolayca Ulaşıp Mesaj Yollayabilirsiniz {TIKLAYINIZ}    
DersKaynak.Com / Tüm Derslerde Tam Destek !  

Anasayfa Kimler Online Yeni Mesajlar Konularım Bugünkü Mesajlar Site Map
Geri git   DersKaynak.Com / Tüm Derslerde Tam Destek ! > Tarih - İnkılap > Tarih-İnkılap Dersleri
Facebook Facebook

Yeni Konu aç  Cevapla
Seçenekler Stil
Okunmamış 29.04.09, 16:25 #1 (Konu Linki)
Üye

İsaKarahan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Durumu: İsaKarahan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik: 14.03.09
Nerden: k.maras
Okulu: kahraman maras lisesi
Konular: 3134
Mesajlar: 4.723
Teşekkür Etmiş: 0
Teşekkür Almış: 97
Standart Mısır Uygarlığı Mısır Uygarlığı



Mısır Uygarlığı, Nil Nehri ve deltasında kurulmuştur. Mısır’ınetrafının çöllerle kaplı olması diğer uygarlıklarla daha az etkileşimdebulunmasına sebep olmuştur.
İlkçağ Mısır tarihi M.Ö 3000′lerde başlar, Persler’in M.Ö. 525 deMısır’ı işgal etmeleri ile son bulur. Bu dönem; Eski Krallık, OrtaKrallık ve Hiksoslar, Yeni Krallık, Gerileme, Sais Krallığı devirlerineayrılır.

- Mısır Uygarlığı ilk çağda en gelişmiş uygarlıklardan biriydi.

- Mısır ülkesi Nom (Nomos) denilen illere ayrılmıştı. Her ilin başında merkezden gönderilen valileler bulunurdu.

- Eski Mısır’ı Firavun denilen krallar yönetirdi. Firavunlara “katip” denilen devlet adamları yardım ederlerdi.

- Firavunların idaresinde arabalı ve yaya olmak üzere sınıflandırılan güçlü ve disiplinli ordular bulunmaktaydı.

- Mısırlılar ölümden sonra hayatın devam edeceğine inandıkları içinmumyacılığa önem verdiler. Bu durum Mısırlıların tıpta ilerlemelerinisağladı. Mısırlıların inançları “Çok Tanrılı” idi. En önemli tanrıları“Amon - Ra” idi. Nil ve Oziris’te önemli tanrılarındandı.

- Pi sayısını bularak Geometriye önemli katkıda bulunmuşlardır.

- İlk tapu ve kadastro uygulaması Mısır’da görüldü.

- 365 günlük ilk takvimi (güneş yılı takvimi) Mısırlılar geliştiripkullanmışlardır. Bu takvimi daha sonra diğer uygarlıklar geliştiripgünümüz Miladi Takvimi’ni bulmuşlardır.

- Mısırlılar kendilerine özgü “Hiyeroglif”i (resim yazısını)geliştirdiler. Bu yazıyı daha çok palmiye liflerinden yapılan papirüsve taş anıtlara yazarlardı.

- Mısır’da hukuk gelişmemiştir. Bunun önemli nedeni Firavun’un ilah olarak görülmesidir.

- Firavunlar için yapılan piramit denilen mezarlar ile tapınaklaren önemli sanat eserlerini oluşturur. Keops piramidi, Mikerinospiramidi ve Karnak Tapınağı ile Luksor Tapınağı ünlü eserleridir.

- Mısır önce Pers istilasına uğradı, ardından M.Ö Makedonyalı Büyük İskender tarafından işgal edildi.


--------------------------------------------------------------------------------

Mısır Uygarlığı - 2

Uygar toplum biçimlerinin İ.Ö. 2500 dolaylarından önceki dönemde yayılması son derece özel coğrafya koşullarını gerektirdi. Uygar zanaat ve bilgi düzeylerine ulaşmak için gerekli olan uzmanlar ordusu, yalnızca sulama yapılabilen ırmak vadilerinde, o tarihlerde bilinen tekniklerle beslenebilirdi. Sümer'e oldukça yakın çevrelerde bulunan birkaç küçük ırmak, bu özel koşulları yerine getirdi.

Örneğin Ürdün Irmağı ve bugün denize yakın bir yerde Dicle'ye karışan, ama eski zamanlarda doğrudan Basra Körfezi'ne akan Karun Irmağı kıyıları boyunca çok eski kentlerin doğduğu görüldü. Arkeologların ilerde başka yerlerde bunlara benzeyen öteki kentleri de gün ışığına çıkarmaları olasılığı var. Ancak bu ırmak vadileri, büyük toplumların ülkeleri haline gelme yolunda, Sümer'le ya da Nil ve İndüs vadilerinde birbiri ardı sıra ortaya çıkmakta olan öteki eski uygarlıklarla karşılaştırılamayacak kadar küçük yerlerdi.

1930'lara kadar Mısır'ın yeryüzünün en eski uygarlığı olduğuna inanıldı. Fakat günümüzün Mısırbilimcileri, eskiliği ilk olarak 1920'lerde ortaya çıkarılan Sümer'in Mısır uygarlığından önce doğduğu konusunda görüş birliği içindeler. Yukarı Mısır'la Aşağı Mısır'ın Kral Menes yönetiminde birleştirilmesi, Mısır tarihinin geleneksel başlangıç noktası olarak alınır. Bu birleşmenin gerçekleştiği İ.Ö. 2850 dolaylarında, Sümer kentleri birkaç yüz yıllık gelişme dönemlerini geride bırakmıştı bile.

Sümer'in Mısır uygarlığının gelişmesinin ilk evreleri üzerindeki etkilerinin, küçük, fakat şaşmaz izleri saptanmıştır. Bu nedenle, Basra Körfezi'nin başından yola çıkan denizcilerin, Arabistan kıyılarını dolaşıp Kızıldeniz'e ulaşmaları ve burada dar Nil Vadisi'nde oturan halklarla karşılaşmaları olası görünüyor. Sümerlilerin o tarihlerde bildikleri tekniklerin ve düşüncelerin, aşağı Dicle-Fırat bölgesindeki çevreye benzer bir çevre içinde yaşayan eski Mısırlılar için özel bir önemi vardı. Menes'in yaşadığı tarihlerde Mezopotamya'da sulama, metalürji, yazı, saban, tekerlekli araçlar ve anıtsal yapılar ortaya çıkmış bulunuyordu. Bunların hepsi, son derece hızlı bir öykünme ve uyarlanma süreciyle, Mısırlıların yararlanacakları biçime sokuldu.

Mısır'ın siyasal birliğinin gerçekleşmesi, Sümer araç takımının içindeki öğelerden Mısır yerel gelenekleriyle ya da coğrafya koşullarıyla uyuşmayanların bir yana bırakılarak, Mısır'a uygun görülenlerin hızla benimsenmesi sürecini daha ileri noktalara taşıdı. Bir başka deyişle, Mısır uygarlığı, kendine özgü biçem (üslup) birliğiyle ve kurumsal yapısıyla, hızla ortaya çıktı. Mısırlıların Sümer deneyiminden yararlanabilmelerinin sağladığı üstünlükle, Mezopotamya'da bin yıl ya da daha uzun bir sürede olanların Mısır'da gerçekleştirilebilmesi için bunun yarısı kadar az bir süre yetti.

Mısır ve Sümer toplumsal yapıları arasındaki önemli farklılıklar, Mısır uygarlığını hem daha yetkin hem daha dayanıksız kılan farklılıklardı. Mısır'da her şey tanrı-kralın yani Firavun'un sarayı çevresinde odaklaştı. Sümer'de, tanrıların, gereksinimleri, karakter özellikleri ve davranışları bakımından insanlara benzedikleri sanılmakla birlikte, göze görünmez olduklarına inanılmıştı. Mısırlılar ise, krallarının bir tanrı olduğunu ilan ettiler.

Kendisi ölümsüz olduğu gibi, öteki insanlara da ölümsüzlük bağışlayabilirdi. Bu inancın altında Firavun'a boyun eğilmesini sağlayacak güçlü bir güdüleme yatar. Çünkü değerbilir bir tanrı-kraldan, bu dünyada kendisine iyi hizmet etmiş olanları, kendi tanrısal ölümsüzlüğü sırasında sadık hizmetçileri olarak yanında bulunmalarına izin vererek ödüllendirmesi umulabilir. Öte yandan Firavun'a karşı çıkmanın cezası öteki dünya yaşamına ilişkin tüm umutların yitirilmesi anlamına gelecektir.



--------------------------------------------------------------------------------

Mısır Uygarlığı - 3


“Üç bin yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır.” Goethe

Ve Goethe şöyle devam eder: “Faydasız hayat bir erken ölümdür!”

Eski Mısır üç bin yıldan fazla varlığını sürdürdükten sonra, İ.S. 395'te Bizans egemenliği altına girmiştir ancak, bu son derece gelişmiş uygarlığın izleri tamamen silinmemiştir.
Mısır'ın yazılı tarihi M.Ö. 3000 öncesinde başlar. Ülke Nil'in suladığı bir toprak şeridi üstüne kurulmuştur ve ırmağın taşkın sularıyla beslenir. Eski Mısır yalnızca bir firavunlar dizisi değil, eksiksiz bir uygarlığın serüveni görünümündedir. M.Ö. 3000 öncesinde birliğini sağlayıp, kuruluşundan önce, güney Mısır ve kuzey Mısır olarak ikiye ayrılmaktaydı. Güney Mısır, Nil nehri boyunca uzanan verimli vadi, Mısır tarihinde Yukarı Mısır olarak, kuzey Mısır, delta ise Aşağı Mısır olarak geçer. Mısır kadim medeniyeti M.Ö. 3500lere kadar uzanır ve sonraları ani bir parlamayla giderek ivmelenerek yükselişe geçer. Mısır’ın dini fikirlerini belirten ilk belgelerden biri M.Ö. 2625 yılına ait Saqqara piramitlerindeki, Kral Unas’in mezarında olan yazıdır. Hor, Ra ve Aton isimleri hep sembolik olarak Güneş’i temsil eden ilahlardır. İsim farklılığının sebebi siyasi merkezlerin değişmesidir. Evli düşünülen ilahların bazıları çocuğu ile beraber bir üçlü sisteme geçmiştir. Antik Mısır, Antik Çağ'daki en büyük medeniyetlerdendir.

Eski kadim Mısır’ın tarihine ilişkin farklı bir teoriye göre ise: “En eski uygarlık Mu uygarlığıdır. 70.000 sene kadar önce kurulmuş olan bu uygarlığın izleri, Tibet’te ve Meksika’da ortaya çıkan 16.000 senelik Naacal tabletleri ile bulunmuştur. Bugünkü Pasifik Okyanusu’nun olduğu yerdeki kıtada kurulmuş olan Mu Uygarlığı’nın bugünkü Atlas Okyanusu’nun yerinde olduğu düşünülen Atlantis başta olmak üzere dünya üzerinde birçok kolonisi vardı. Tufan sonrasında Atlantis’ten sağ kalan insanların bir kısmının Mısır’a gelerek, Mısır Uygarlığı’nı kurdukları, ya da bu uygarlığın ileri gitmesinde büyük katkıları oldukları düşünülmektedir. Günümüzden 22.000 yıl önce Osiris isimli insan Atlantis’ten Mu’ya giderek yeniden tek tanrılı din öğretisini öğrenmiş ve Atlantis’e geri getirmiştir : “Osiris dini”. Osiris’in müritlerinden Hermes (Toth) , günümüzden 16.000 yıl önce Mısır’daki Atlantis kolonisi kurdu ve Osiris dinini uygulamaya başladı. Tek tanrılı olan bu din, daha sonra yozlaşarak çok tanrılı hale geldi; Rahip Kral olan Osiris eril baştanrı haline gelirken, dişil yanı İsis, Tanrının Kelamı ise Horus tanrıları haline gelmiştir. Hermes de tanrı Toth haline gelmiştir. Mu Uygarlığında da baş tanrı Ra ile remz edilirdi. Güneşin kendisi tanrı değildi. Tanrının ışığının remz edilmesi için kullanılan bir semboldü.”

Rosetta Taşı:

Rosetta Taşı, Mısır'da bulunmuş bir anlaşma metnidir. Antik Yunanlılar ile Mısırlıların yaptığı bir antlaşma bu taşın üzerine üç dilde yazılmıştır. Bu diller: Demotik (Mısır'da halkın kullandığı dil), Hiyeroglif ve Antik Yunanca. Böylece Mısır halkı, asilleri ve Yunanlılar bu antlaşmayı rahatlıkla okuyabilmişlerdir. Yüzyıllar boyunca çözülemeyen bir sır olarak kalan Hiyeroglif, Napolyon'un 1798 yılındaki Mısır Seferi sırasında bulunan bu taşın yardımıyla çözülmüştür. Rosetta Taşı M.Ö.305 -M.Ö.30 yıları arasında Mısır'ı yöneten Hellenistic Ptolmaic hanedanlığının yazıt taşıdır. Fransız Jean-François Champollion'un hiyeroglif yazılarını incelemesi ve dolayısıyla o tarihe kadar karanlıkta kalmış birçok soruya ışık tutması sonucunda Eski Mısır uygarlığıyla ilgili pek çok şey öğrenilmiştir.

<IMG style="WIDTH: 180px; ; WIDTH: expression(this.width > 340 ? 180 : true)" alt="" src="http://666kb.com/i/b7potwnxo2zsgvz3k.jpg" border=0>

Hiyerogliflerde yer alan her türlü dini metinler, mabet ve mezar duvarlarındaki dini inanışlar ve ayinlerin tasviri, Herodot, Sicilyalı Diodor ve Strabon gibi tarihçilerin; Mısır’ın eski dini hakkındaki gözlem ve rahiplerden duydukları hakkındaki yazıları eski çağda Mısır’ın dini hayatını incelemek için kaynak olmuştur. Ayrıca, mabetler ve mezarlarda bulunan her çeşit ilah heykelleri ve çizilmiş, boyanmış resimlerinden de faydalanılmıştır. Mısırlılar birçok ilaha sahiptiler. Mısır ilahları konularını gökten, topraktan, sudan, bitkilerden, hayvanlardan ve insanlardan alırlar. Mısırlılara göre her şeyin başı gök Tanrısıdır. Onlar, çoklukta tekliği aramışlardır.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
misir, uygarligi

Seçenekler
Stil



Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu site en iyi 1024'e 768 ekran çözünürlüğünde izlenmektedir.Ekran Ayarlarınızı Düzenleyiniz.
İletişim Adresileri : Bize "derskaynak.com@gmail.com" a mail göndererek veya üye olup "Özel Mesaj" göndererek ya da üstteki "İletişim" bölümüne tıklayarak kolayca ulaşabilirsiniz.
YASAL UYARI : Sitemizdeki paylaşımların çoğu internet kaynaklarından derlenmiştir. Amacımız öğrencilere ve kaynak ihtiyacı olanlara yardımcı olmaktır. Ayrıca sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı da amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “Yer Sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre sitemizdeki üyeler yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri "derskaynak.com@gmail.com" isimli iletişim mail adresimize haber vermeleri durumunda "İhlal Olduğu" düşünülen içerikler, sitemizden hemen kaldırılacaktır. Anlayışınıza sığınır saygılar sunarız...
Twitter